iş dünyasının bilgi ambarı
Arama
Yazar: RÜKNETTİN KUMKALE Y.M.M.(TERAZİ HUKUK)
14 / Mayıs / 2016

HUZUR HAKKI

Huzur hakkı, limited ve anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerine, bu görevlerinden dolayı miktarı şirketin genel kurulu tarafından kararlaştırılan ücrete verilen addır.

1.      HUZUR HAKKININ TESPİTİ VE SINIRLARI İLE İLGİLİ MEVZUAT

Türk Ticaret Kanunu’nun   “Yönetim kurulu üyelerinin mali hakları” başlıklı 394. Maddesine göre, Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir.

Türk Ticaret Kanunu’nun Genel Kurulun Görev ve Yetkilerini belirten 408. Maddesinin 2. Fıkrasına göre ise; yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretler, huzur hakkı, ikramiye ve primlerin tespiti genel kurulun devir edilemeyecek yetkileri içinde olup bu tip ödemeler genel kurul tarafından belirlenmektedir.

Türk Ticaret Kanunu’nun gene yukarıda belirtilen 408. Maddesinin 3. Fıkrasına göre ise;  tek ortaklıklı Anonim Şirketlerde tek ortağın genel kurulun bütün yetkilerine sahip olduğu ancak bu ortağın alacağı kararların yazılı olması şart koşulmaktadır.

Gene kurulun yönetim kurulu üyeleri için tespit edeceği huzur hakkının bir sınırı bulunmaktadır. 

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı” başlıklı 13. Maddesinin 1. Fıkrasına göre, kurumlar tarafından ilişkili kişilere ödenecek olan huzur hakkının emsallerine uygunluk ilkesi dahilinde olması gerekmektedir. Emsallerine uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilecek ücretler tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacaktır.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13/2 maddesi ilişkili kişinin açıklamasını yapmıştır, Buna göre, “İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade eder. Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır. Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar Kurulunca ilan edilen ülkelerde veya bölgelerde bulunan kişilerle yapılmış tüm işlemler, ilişkili kişilerle yapılmış sayılır.”

Gene Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13/3 maddesinde Emsallerine uygunluk ilkesinin de tarifi yapılmıştır. Buna göre Emsallere uygunluk ilkesi, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade eder. Emsallere uygunluk ilkesi doğrultusunda tespit edilen fiyat veya bedellere ilişkin hesaplamalara ait kayıt, cetvel ve belgelerin ispat edici kâğıtlar olarak saklanması zorunludur.”

Genel Kurul tarafından ödenmesine karar verilen Huzur hakkının Kurumlar Vergisi Kanunu’nun yukarıya çıkartılan “Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı” başlıklı 13. Maddesi hükümlerine göre tespit edilmesi gerekmektedir. Diğer bir anlatımla şirket genel kurulu tarafından yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesi ile ilgili karar alma hakkına sahip bulunmaktadır, ancak bu huzur hakkının “Emsallerine Uygunluk İlkesi” çerçevesinde  tespit edilmesi gerekmektedir.

Genel kurul tespit edeceği huzur hakkının Net veya Brüt olacağını tespit etme hakkına da sahip bulunmaktadır.

Konu ile ilgili İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen 31.07.2013 tarih ve 62030549-120[61-2012/1222]-1146 sayılı özelgenin sonuç bölümünde “……tek ortaklı olarak kurulan şirketinizde, hizmeti karşılığı, şirket müdürü … ‘a yapılacak ödemelerin ücret olarak kabul edilmesi gerekmekte olup ücret ödemeleri üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının numaralı bendine göre gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Ancak, şirket tarafından … ‘a emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak ücret ödenmesi halinde Kurumlar Vergisi Kanununun transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtılması hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı ve emsaline göre fazla ödenen tutarların kurum kazancının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılamayacağı tabiidir.” İfadeleri bulunmaktadır.

 

2.      HUZUR HAKKININ VERGİLENDİRİLMESİ

 

2.1.Gelir Vergisi Kesintisi

Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin Tarifi” başlıklı 61. Maddesinin 4. Fıkrasında, “Yönetim ve denetim kurulları başkanı ve üyeleriyle tasfiye memurlarına bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatlerin ücret sayılacağı” belirtilmektedir.

Aynı kanunun “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94. Maddesinin 1. Fıkrasında ise; “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre” vergiye tabi tutulacakları belirtilmektedir.

Bu hükümlere göre ödenmesi kararlaştırılan ücretin brüt tutarı Gelir Vergisi  Kanunu’nun Esas Tarife başlıklı 103 maddesine göre kademli olarak ve artan oranlarda vergiye tabi tutulur.

290 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2016 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde esas alınmak üzere  aşağıdaki tutarlar belirlenmiştir.

12.600,00 TL'ye kadar 

% 15

30.000,00 TL'nin 12.600,00 TL'si için 1.890,00 TL, fazlası

% 20

69.000,00 TL'nin 30.000,00 TL'si için 5.370,00 TL, (ücret gelirlerinde 110.000,00 TL'nin 30.000,00 TL'si için 5.370,00 TL), fazlası

% 27

69.000,00 TL'den fazlasının 69.000,00 TL'si için 15.900,00 TL, (ücret gelirlerinde 110.000,00 TL'den fazlasının 110.000,00 TL'si için 26.970 TL), fazlası 

% 35

oranında vergilendirilir.

 

2.2.Damga Vergisi Kesintisi

 

59 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren uygulanacak damga vergisi tutarları yeniden belirlenmiştir. Buna göre 2016 yılında ücretlerden binde 7,59 oranında damga vergisi kesintisi yapılacaktır.

 

3.      SOSYAL GÜVENLİK PRİMİ KESİNTİSİ

 

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4/b-3 maddesine göre “Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları” kısa ve uzun vadeli sigorta uygulaması açısından sigortalı sayılmakta ve 4/b kapsamında bulunmaktadırlar. Yani sonuç olarak Bağ – Kur’lu sayılmaktadırlar.
Bu nedenle ödenilen huzur hakkından sigorta kesintisi yapılmayacaktır.

Anonim şirketlerde; yönetim kurulu üyeleri, 5510 sayılı Kanunun 4-1/a  maddesi çerçevesinde, iş akdine bağlı olarak, yönetim kurulu üyesi oldukları şirkette çalışıyorlarsa, bu kişilere yapılan huzur hakkı ödemelerinin sigorta primine tabi tutulması gerekmektedir.

Anonim şirketlerde; yönetim kurulu üyeleri, 5510 sayılı Kanunun 4-1/b maddesi çerçevesinde, Bağ – kur üyesi iseler ise bu kişilere yapılan huzur hakkı ödemelerinin sigorta primine tabi tutulmaması gerekmektedir.

Limited şirketler’de ise,   5510 sayılı Kanunun 4-1/b maddesi çerçevesinde müdür unvanı olan ortaklar ve müdür olmayan ortaklara yapılan huzur hakkı ödemelerinin Bağ – Kur’lu olmalarından dolayı sigorta primine tabi tutulmaması gerekmektedir. Buna karşın Limited Şirketler’de   iş akdi çerçevesinde çalışan müdür unvanı olan kişilere yapılan huzur hakkı ödemelerinin ise  sigorta primine tabi tutulması gerekmektedir.

 

 

Yeni konulardan haberdar olmak için,
e-posta adresinizi giriniz.
İsim Soyisim :
E-Posta :
Sitemiz ücretsizdir, fakat içerik bilgilerinin kullanılması dahilinde kaynak belirtilmesi rica olunur.
Copyright © 2012 isvebilgi.com | iş dünyasının bilgi ambarı