iş dünyasının bilgi ambarı
Arama
VERGİDEN KAÇINMA VE VERGİ KAÇIRMA
Yazar: RÜKNETTİN KUMKALE-Y.M.M.(DÜNYA GAZETESİ)
12 / Mayıs / 2015

VERGİDEN KAÇINMA VE VERGİ KAÇIRMA

 

1.       Vergiden Kaçınma

1.1.    Vergiden Kaçınma Nedir ?

Vergiden kaçınma yaygın olarak kanunlara aykırı davranmadan vergiyi yasal sınırları içinde azaltma eylemi olarak kabul edilmektedir.

1.2.    Vergiden Kaçınmanın Yolları

Vergiden kaçınma, vergi ve sair kanunlar ile Devlet tarafından çıkartılan tebliğ ve sair mevzuatlarda belirtilen muafiyet ve istisnalardan yararlanma ve gene vergi kanunlarında belirtilen gider yazılabilecek kalemlerin kullanılması olarak belirtilmektedir.

Konuya bu açıdan bakıldığında söz konusu mevzuatlarda belirtilen yasal hükümler için vergiden kaçınma yolları diyebiliriz.

 

1.3.    Vergiden Kaçınmanın Ekonomik Hayata Etkileri

Devlet çıkarttığı mevzuatlar çerçevesinde hangi kalemlerin vergiden kaçınma için kullanılacağını bilmektedir. Bu sebeple devlet ekonomik hayatı dizayn ederken söz konusu hususları dikkate alıcı tedbirleri zaten göz önünde bulundurmaktadır. Bunun sonucu olarak vergi mükelleflerinin kendilerine tanınan yasal noktalar çerçevesinde vergiden kaçınmalarının ekonomik hayata olumlu veya olumsuz bir etkisinin bulunmaması gerekmektedir. Ancak mükelleflerin kendilerine tanınan bu hakkı suistimal etmemeleri ve yasal düzen içinde kalmaları esastır. Devlete düşen görev ise mükelleflerin kendilerine sağlanan bu hakkı suistimal edip etmediklerini denetlemektir.

1.4.    Vergiden Kaçınma ile Vergi Kaçırmanın Karşılaştırılması

Burada vergi kaçırma ile vergiden kaçınma ifadelerini biri birinden ayırmak gerekmektedir. Vergi kaçakçılığı yasalarda belirtilen hükümlere uymaksızın yasal olmayan yollara başvurularak verilmesi gereken verginin tamamının veya bir kısmının beyan edilmemesidir. Halbuki vergiden kaçınma, vergi mükelleflerine kanunlarda yazılan ve kendilerine tanınan olanaklar çerçevesinde vergi matrahlarını düşürme eylemidir. Anlaşılacağı üzere vergiden kaçınmanın kanunsuz bir yönü bulunmamaktadır. Vergi matrahından düşülecek olan kalemler vergi kanunlarında belirtilmiştir. Bu sebeple yasal bir işlemdir. Vergiden kaçınmada mükellef vergi veya sair kanunlarla kendisine yasal yollarla tanınan istisna ve muafiyetlerden yararlanmaktadır.

2.       Vergi Kaçırma

 

2.1.    Vergi Kaçırma Nedir ?

Vergi kaçakçılığı (tax evasion), vergi ile yükümlülüklerin vergi kanunlarına aykırı olarak kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi olarak tanımlanmaktadır. Vergi oranlarının yüksek olması, vergi kaçıran rakip mükellefler karşısında rekabet şansının devam ettirilme gerekliliği, daha az vergi verme çabası gibi nedenler mükellefleri vergi kaçırmaya itmektedir. (Artar, 2013)

Vergi Usul Kanunu’nun Kaçakçılık suçları ve cezaları başlıklı 359. Maddesi vergi kaçakçılığı ile ilgili bilgi vermektedir.

Buna göre;

-          Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapılması,

-          Gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açılması,

-          Defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedilmesi,

-          Defter, kayıt ve belgelerin tahrif edilmesi veya gizlenmesi veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlenmesi veya bu belgelerin kullanılması,

-          Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi,

-          Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edilmesi veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyulması veya hiç yaprak koyulmaması veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenmesi veya bu belgelerin kullanılması

-          Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgelerin, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basma işleminin yapılması veya bilerek kullanılması,

 

2.2.    Vergi Kaçırmanın Sebepleri

Vergi kaçırmanın sebeplerini ana başlıkları ile şu şekilde sıralama olanağı bulunmaktadır.

-          Vergilerin çok detaylı olması

-          Vergi oranlarının yüksek olması

-          Vergi denetiminin etkin olmaması

-          Dolaylı vergilerin dolaysız vergilere oranla fazla olması

-          Belge düzenine uyulmaması

-          Kayıt dışı sektörlerin denetiminin etkin olarak yapılmaması

 

2.3.    Vergi Kaçırmanın Önlenmesi İçin Alınması Gereken Tedbirler

Aslında vergi kaçırmanın önlenmesi için alınması gerekli olan tedbirler, vergi kaçırmanın sebeplerinde görülmektedir.

Vergi kaçırmanın önlenmesi için alınması gereken tedbirleri ana başlıkları ile şu şekilde sıralama olanağı bulunmaktadır.

-          Çok detaylı olan vergi sisteminin sadeleştirilmesi, mükellefin sık sık vergi mükellefiyetini yerine getirme zorunluluğundan kurtarılması gerekmektedir.

-          Vergi oranlarının yüksek olması, kayıt dışılığın yanında vergi kaçırmayı da getirmektedir. Mükellefin tahakkuk eden vergisini ödeyememesi sonucunda da siyasi otorite sık sık vergi affı getirmek zorunluluğunda kalmaktadır. Bu da ekonomiye zarar vermektedir.

-          Etkin bir vergi denetiminin getirilmesi gerekmektedir. Kayıtlı mükelleflerin ancak % 2 – 3’ü oranında kısmı denetlenebilmektedir. Denetimin kısa sürede neticeye ulaşması gereklidir. Bunun için Maliye Bakanlığının bilgisayar sistemi üzerinden denetim yapabilir duruma gelmesi ve özellikle vergi dairesi personelinin eğitilmesi gerekmektedir.

-          Dolaylı vergilerin dolaysız vergilere oranla fazla olduğu kabul edilen bir gerçektir. Bu farklılığın kayıt dışılığa neden olmayacak şekilde giderilmesi gerekmektedir.

-          Vergi Usul Kanunu uyarınca yürürlükte bulunan belge düzenine tam uyulması için tedbirlerin alınması önemlidir. Kayıt dışılığın ve vergi kaçakçılığının bir nedeni de belge düzenine tam anlamı ile uyulmamasından oluşmaktadır. Hizmet sunan veya mal satan mükelleflerin belge düzenine uymadıkları bir gerçektir. Bu açıdan bir zamanlar vergi iadesi olarak adlandırılan düzenin getirilmesi, fiş ve fatura alınması açısından özendirici olacaktır. Ancak bu düzenlemenin fazla bürokratik işlemlere neden olmayacak şekilde yaratılması gereklidir.

-          Kişilerin servetlerinde olan artışı ispatlayıcı bir düzen getirilmelidir.

-          Kayıt dışılığı meydana getiren sektörlerin tespit edilerek, ürünün oluşumunda hammaddenin meydana çıkmasından yani başlangıcından itibaren takip edilerek kayıt dışılığı önleyici tedbirlerin alınması gerekmektedir.

 

2.4.    Vergi Kaçırmanın Ekonomik Hayata Etkileri

 

Vergi gelirlerinin bütçe gelirleri içindeki paylarını gösteren aşağıdaki tablo incelendiğinde 1990 – 2010 yılları arasında genel bütçe gelirlerinin yaklaşık %75 – 85’lik kısmının, 2011 yılı için ise %90’ının vergilerden, kalan kısmı ise vergi dışı gelirler, diğer gelirler, alınan bağış ve yardımlar, sermaye gelirleri gibi kaynaklardan sağlandığı görülmektedir.

Türkiye’de Vergi Gelirlerinin Bütçe Gelirleri İçindeki Payı* Yıllar Vergi Gelirlerinin Bütçe İçindeki Payı Yıllar Vergi Gelirlerinin Bütçe İçindeki Payı (Yalama ve Gümüş, 2013)

 

 

Yıllar

Vergi Gelirlerinin Bütçe İçindeki Payı %

1990

82

1991

82

1992

81

1993

75

1994

79

1995

78

1996

84

1997

83

1998

79

1999

79

2000

80

2001

78

2002

80

2003

86

2004

84

2005

80

2006

83

2007

84

2008

84

2009

84

2010

87

2011

90

 

Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı, Vergi İstatistikleri, Genel Bütçe Gelirleri Tahsilatı, http://www.gib.gov.tr/

(*) Bütçe gelirleri, 1990 – 2003 yılları arasında vergi gelirleri, vergi dışı normal gelirler ve özel gelirler ve fonlardan, 2004 – 2006 yıllarında vergi gelirleri, vergi dışı gelirler, sermaye gelirleri, alınan bağış ve yardımlardan, 2006 – 2010 yıllarında ise vergi gelirleri, teşebbüs ve mülkiyet gelirleri, alınan bağış ve yardımlar, diğer gelirler (faizler, paylar ve cezalar), sermaye gelirleri, alacaklardan tahsilâtlardan oluşmaktadır. Rakamlara red ve iadeler dahildir.

 

Vergi gelirlerinin bütçe içindeki payı yanında denetim sonucunda çıkan matrah farkı ve mükelleflerin ne kadarının denetime tabi tutuldukları da önemli bulunmaktadır.

Günümüzde vergi sistemleri beyan usulüne dayanmakta, mükellefler ödeyecekleri vergi miktarını kendileri tespit etmektedir. Mükelleflerin bu beyanlarının ve ödedikleri vergi miktarlarının doğruluğu ise vergi denetim elemanlarınca denetlenmektedir. Ülkemizde 2000 - 2009 yıllarını kapsayan denetim oranları aşağıdaki tabloda  görülmektedir. (Yalama ve Gümüş, 2013)

 

 

Vergi Denetim Oranları (2000-2009)

Yıllar

İnceleme Sayısı

Mükellef Sayısı (*)

İncelenen Mükellef Oranı

2000

60.335

2.388.850

2,53

2001

68.286

2.334.209

2,93

2002

113.244

2.315.241

4,89

2003

68.251

3.896.382

1,75

2004

153.881

4.031.702

3,81

2005

104.578

3.876.305

2,70

2006

110.442

3.937.878

2,80

2007

135.847

4.027.665

3,37

2008

113.073

4.035.013

2,80

2009

92.752

4.103.583

2,26

 

 

Kaynak: Acar, İ. A. ve Merter, M.E. (2005), “Türkiye’de 1990 Sonrası Dönemde Vergi Denetimi ve Vergi Denetiminde Etkinlik Sorunu, Maliye Dergisi, s. 16; GİB, 2004, 2008 ve 2009 Yılı Faaliyet Raporları,http://www.gib.gov.tr/index. php?id=107, (Çevrimiçi), Erişim: 10/07.2013. (*)Faal vergi mükellefi sayılarıdır.

 

Vergi denetim oranlarının %2 ile %3 arasında değişim gösterdiği görülmektedir. Mükelleflerin vergi denetimleri sonucunda yakalanma ve cezalandırılma riskini göze alarak vergi kaçırma davranışında bulundukları göz önüne alınarak değerlendirme yapıldığında, vergi denetimlerinde etkinliği sağlayacak politikaların geliştirilmesi gerekli görülmektedir.

 

Aşağıdaki tabloda 2000 ile 2009 yılları arasındaki vergi inceleme sonuçları bulunmaktadır. Bu verilerden Türkiye’nin vergi boşluğu ya da vergi kaybının boyutu ortaya çıkmaktadır. (Yalama ve Gümüş, 2013)

 

Vergi İnceleme Sonuçları*

Yıllar

İncelenen Matrah*

(Bin TL) (1)

Bulunan Matrah Farkı*

(Bin TL) (2)

Bulunan Matrah Farkının İncelenen Matraha Oranı  (Bin TL) (2/1)

2000

3.621.021

1.987.099

54,8

2001

7.289.622

13.478.317

184,8

2002

13.863.392

7.971.330

57,4

2003

25.563.195

18.834.977

73,6

2004

22.124.052

18.712.916

84,5

2005

32.548.467

38.715.354

118,9

2006

46.796.638

47.419.483

101,30

2007

63.409.073

30.450.980

48,00

2008

78.838.889

211.092.889

267,70

2009

125.603.952

97.972.236

78,00

 

Kaynak: Gelir Kontrolörleri Derneği, Vergi İnceleme Sonuçları (2001 – 2009), http://www.gkd.org.tr/gelkont. asp?ss=13, GİB Faaliyet Raporu 2000, http://www.gib.gov.tr/fileadmin/faaliyetraporlari/2000/denetim.pdf, Erişim: 10/07/2013

(*) 2001 yılından itibaren elde edilen sonuçlara vergi dairesi müdürlerinin yaptıkları inceleme sonuçları da dâhildir. Tablo değerleri gösterilen kaynaktaki bilgilere sadık kalınarak tarafımızdan toplulaştırılmıştır. (Yalama ve Gümüş, 2013)

 

Not : Bu yazı, Terazi hukuk Dergisi’nin 100. sayısında yayımlanan ve tarafımızca yazılan’’ VERGİSEL SORUNLARIN KÖKENLERİ VE EKONOMİYE ETKİSİ” başlıklı makalenin “VERGİ KAÇIRMA ve VERGİDEN KAÇINMA” başlıklı bölümleri esas alınarak ve geliştirilerek kaleme alınmıştır.

 

Yararlanılan Kaynaklar

Artar Yusuf, Vergi Kaçakçılığı İle Vergiden Kaçınmaya İlişkin Düzenlemeler, Görüş Ve Öneriler, Legal Mali Hukuk Dergisi, Temmuz 2013, Sayı: 103

Yalama Gamze Öz Arş. Gör, Gümüş Erdal Doç. Dr., Vergi Kaçırma Eğilimini Etkileyen Faktörler: Eskişehir’den Bulgular, Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi, Cilt 9, Sayı 20, 2013

 

Yeni konulardan haberdar olmak için,
e-posta adresinizi giriniz.
İsim Soyisim :
E-Posta :
Sitemiz ücretsizdir, fakat içerik bilgilerinin kullanılması dahilinde kaynak belirtilmesi rica olunur.
Copyright © 2012 isvebilgi.com | iş dünyasının bilgi ambarı