iş dünyasının bilgi ambarı
Arama
KAYIT DIŞI EKONOMİ
Yazar: RÜKNETTİN KUMKALE-Y.M.M.(DÜNYA GAZETESİ)
07 / Nisan / 2015

 

KAYIT DIŞI EKONOMİ

 

Kayıt dışı ekonominin özellikle az gelişmiş ülkelerde olmak üzere gelişmiş ülkelerde de önemli boyutlara ulaştığı bir gerçektir. Ancak az gelişmiş ülkelerde, ülkenin çalışma ekonomisinin, giderek genel ekonominin ve vergi düzeninin tam anlamı ile oturmamış olmasından dolayı bu ülkelerde daha çok kendini göstermektedir.

 

1.      Kayıt Dışı Ekonomi Nedir ?

 

Kayıt dışı ekonominin tanımı, birçok yerlerde yapılmakta ve çoğunluğu da konuya akademik olarak yaklaşılmaktadır.

 

Kayıt dışı ekonomi, kayıtlı oymayan ekonomik faaliyetler, (Fleming, Roman ve Farrell, 2000 : 387-409’den aktaran Çetintaş ve Vergil, 2003,15 -30), yer altı ekonomisi, resmi ekonomi, vergilendirilmeyen ekonomi, marjinal ekonomi, gizli ekonomi, örtülü ekonomi, enformel ekonomi, kara ekonomi (Gonca, 2002) ifadeleri ile açıklanmaktadır.

 

GSMH hesaplarını elde etmede kullanılan bilinen istatistiki yöntemlere göre tahmin edilemeyen gelir yaratıcı ekonomik faaliyetlerin tümüdür. (Derdiyok, 1993:54 akt. Akalın ve Kesikoğlu 2007,71 – 87)

 

Biz kayıt dışı ekonomiyi, “resmi kayıtlara girmemiş, diğer bir anlatımla Maliye’ye verilen bilançolar sonucunda vergisi ödenmiş gelir olmayan kazançların oluşturduğu ekonomi” şeklinde tanımlamaktayız.

 

Kayıt dışı gelirler, Vergi Usul Kanunu’nun öngördüğü Yasal belgelere ya hiç yansımamıştır, ya da eksik yansımıştır.

 

Bu sebeple kayıt dışı ekonomiyi oluşturan tutarlar net rakamlardan oluşmaktadır. Yani bu gelirden vergi ödenmemiştir. Brüt ve net gelir aynı tutardır. Bu sebeple de yüksek görülmektedir. Kayıt dışı ekonomik geliri olan taraflar vergi ödemedikleri için bu gelirlerinden, vergisi ödenmiş gelir sahiplerine göre daha çok yatırım yapabilme ve dolayısıyla onlardan daha çok zengin olma olanağına sahiptirler. Bunun yanında kayıt dışı gelirde kâr payı dağıtımı gibi unsurlar olmadığından elde kalan para büyüktür.

 

2.      Kayıt Dışı Ekonominin Sebepleri

 

Kayıt dışı ekonominin sebepleri mali, ekonomik, politik, hukuki, sosyal ve psikolojik etkenlere bağlı olarak ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. (Us,2004:16 akt. Akalın ve Kesikoğlu 2007,71 – 87)

 

Genel olarak kayıt dışı ekonomiyi oluşturan unsurlar üzerinde birlik bulunmaktadır.

 

Bunlar;

 

-          Vergi oranlarının yüksekliği,

 

-          Vergi ile ilgili mevzuatın karışık ve fazla olması,

 

-          Yapılan harcamaların önemli bir kısmının gider olarak gösterilememesi,

 

-          Ekonomik düzenlemelerin katı ve fazla olması,

 

-          Sigorta primlerinin yüksekliği,

 

-          Enflasyonun varlığı,

 

-          Gelir dağılımındaki adaletsizlik,

 

-          Siyasal nedenler,

 

-          İdari nedenler,

 

Olarak sayılabilir. (Makalenin boyutunu büyütmemek gayesi ile bu unsurların detaylarına girilmemiştir.)

 

3.      Kayıtdışı Ekonominin Genel Olarak Ekonomik Hayata Etkileri

 

 

 

3.1.            Kayıtdışı Ekonominin Olumlu Yönleri

 

 

 

Bazı yazarlar tarafından kayıtdışı ekonominin olumlu yönlerinin bulunduğu da belirtilmekte ise de bu düşüncelerin hiçbir dayanağı olmadığı ve tamamen var sayım olduğu bir gerçektir. Şurası unutulmamalıdır ki kayıtdışı ekonomi Devlet’ten saklanan faaliyetler sonucunda oluşan bir ekonomidir. Her halde zararları bulunmaktadır. Bu zararlar, bu işlerde çalışanların sosyal sigortalar kapsamında olmamasından, bunların emeklilik haklarında kayıplar yaratmasından, dolayısıyla Sosyal Güvenlik Kurumunun gelir kaybına uğramasından, çalışanların gelir vergilerinden Devletin mahrum kalmasına kadar bir çok sakınca bulunmaktadır.

 

Bunun yanında kayıt dışı ekonomi içinde çalışan firmalar kullandıkları mamulleri resmi kanallarla ekonomiye dahil etmeyerek zincirleme bir şekilde kayıt dışı ekonomiyi körüklemektedirler. Bunun yanında haliyle bu firmaların elde ettikleri kârdan Devlete vergi ödemedikleri de ayrı bir gerçektir.

 

Ürünlerini kayıtlı ekonomi içinde bulun firmalardan daha ucuza mal etikleri için ucuza satabilme olanakları olmakta buda piyasada haksız rekabet oluşturmaktadır.

 

3.2.            Kayıtdışı Ekonominin Olumsuz Yönleri

 

 

 

Kayıt dışı Ekonominin Devlete ve içinde bulunduğu ticari hayata ve dolayısıyla bireylere sayısız olumsuz yönleri bulunmaktadır.

 

a.      Devletin ekonomik veriler üzerinde planlama yapmasını olumsuz yönde etkiler.

 

b.      Devletin milli gelir hesaplarına girmediğinden ekonomik veriler üzerinde olumsuz yönde etkisi olur. Yapılan hesaplamaların güvenilirliğinin azalmasına sebep olur.

 

c.       Vergi gelirlerinin azalmasına yol açtığından Devletin zararına neden olur.

 

d.      Devletin vergi gelirlerinin azalmasına yol açtığından Devletin bu açığı katma gayesi ile dolaylı yada dolaysız vergilerde artırıma gitmesine sebep olarak bireyleri zarara sokar.  

 

e.      Sigorta primi ödemelerinde bulunulmadığından, sigorta kurumunun zararına, çalışanların sağlık ve emeklilik haklarına olumsuz yönde etkisi olur.

 

f.        Aynı sektörde faaliyet gösterdiği diğer firmalar arasında haksız rekabete yol açar.

 

g.      Kayıt dışı ekonomi içinde satılan mamulleri alan kişilerin bunları iade etme hakları olmadığından bu kişilerin zararları oluşur.

 

h.      Tamamen yasa dışı bir düzen olduğundan, bu düzen ile alış veriş yapan kişilerin Tüketicinin Korunması Kanunu kapsamında güvenceleri bulunmamaktadır.

 

i.        Kayıtdışı ekonomide oluşan mamuller hiçbir denetimden geçmeden piyasaya arz edilmektedir. Ucuz olmasından dolayı tercih edilmesine karşın bu malların kalitelerinin düşük olmasından dolayı tüketiciye yarardan çok zarar vermektedir.

 

j.        Ayrıca, görünür olmaktan kaçınmanın reklam vasıtasıyla girilebilecek kârlı pazarlara erişimi engelleme gibi bir olumsuzluğu da bulunmaktadır. (Aslanoğlu, 2008)

 

k.       Kayıtdışı ekonomi, devlete karşı bir başkaldırı yaratmakta, ahlaki değerleri bozmakta ve sonuçta enflasyon ve işsizliği artırırken yatırımları ve üretimi azaltmakta, sosyal barışın bozulmasına, suç ve suçlu sayısının artmasına yol açmaktadır, (Aslanoğlu, 2008)

 

 

 

4.      Kayıt Dışı Ekonomi İle Mücadele

 

Kalkınma Planlarında, Hükümetlerin ve Siyasi Partilerin Programlarında Kayıtdışı ekonomi ile mücadele edileceği vurgulanmaktadır.

 

Anlaşılacağı üzere, Devlet ve Siyasi irade kayıtdışı ekonomi ile mücadeleye niyetlidir ve kararlı davranmaktadır.

 

Ancak gene bilindiği üzere kayıtdışı ekonomi ile mücadelede zahmetli, detaylı ve yorucu bir süreç bulunmaktadır. Yapılacak olan eylemler detaylı ve oldukça yoğundur. Diğer bir anlatımla, alınacak olan kararlarda ince bir çizgi bulunmaktadır. Bu ince çizgi, kurulacak olan düzenlerde ve alınacak kararlarla mevcut düzenin herhangi bir noktasında bozukluk yapmama gereğinden kaynaklanmaktadır.

 

Aslında yukarıda kayıtdışı ekonominin nedenleri konusunda değindiğimiz hususlar bu konuda tedbir olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Kayıtdışı ekonomi ile mücadele için alınması gereken tedbirler başlıklar itibariyle şu şekilde sıralanabilir,

 

-          Herşeyden önce şunu vurgulamamız gerekmektedir; Her toplumun kendine özgü kültür, alışkanlık, ekonomik ve demografik yapısı bulunmaktadır. Bu nedenle alınacak olan tedbirlerin ülkelere göre değişiklik göstermesi doğaldır.  Bu sebeple kayıtdışı ekonomiye karşı alınacak tedbirleri de bu noktaları kabul ederek almak gerekmektedir. Yurdumuzda  2012 yılında okuma yazma bilmeyen erkek nüfus oranı %1,4 iken, kadınlarda bu oran %7’dir. Köylü nüfusu ise 2012 yılında 17 milyon iken, büyük şehir belediyesi sınırlarının büyütülmesi sonucunda 6 milyona inmiştir. Ve büyük kentlerin varoşlarında insanlar köy şartları ile yaşamaktadırlar. Yani aslında gerçek köylü nüfusu çok daha fazladır. Kayıt dışı ekonomi ile mücadelede bu gerçekleri kabul etmek gerekmekte ve buna göre tedbir alınmalıdır.

 

-          Bu açıdan birçok ülkede alınan tedbirlerin aynen yurdumuzda uygulamaya konulması kayıtdışı ekonomiyi azaltmak yerine çoğaltacaktır.

 

-          Siyasi İradenin tam anlamıyla bu konuda kararlı davranması,

 

-          Bütün yasalarda kayıtdışı ekonomiye etkileyen hükümlerin düzeltilmesi,

 

-          Vergi sisteminin karmaşalıktan kurtulması, basit ve herkesin rahatlıkla anlayacağı bir sistemin kurulması,

 

-          Vergi sistemindeki vergi çeşitlerinin azaltılması ve bunların tek başlıklar altında toplanmasının sağlanması,

 

-          Vergi oranlarının yüksekliğinin giderilmesi

 

-          Sigorta primlerinin yüksekliğinin giderilmesi

 

-          Bürokrasinin sadeleştirilmesi,

 

-          Ekonomik düzenlemelerin katı olmaktan çıkartılması, basit ve herkesin anlayabileceği şekle dönüştürülmesi,

 

-          İnşaat sektörünün her alanında çalıştırılan işçilerin sigortalı olmalarının sağlanması,

 

-          Tarım, hayvancılık gibi sektörlerde belge düzeninin sağlanması

 

-          Yapılan harcamaların önemli bir kısmının gider olarak gösterilebilmesinin sağlanması,

 

-           Enflasyonun varlığının ortadan kaldırılması ve etkisinin azaltılması için gerekli tedbirlerin alınması

 

-          Gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesi,

 

-          Vergi dairelerindeki elemanların bilanço, gelir tablosu gibi mali tabloları okuyup analiz edebilecek şekilde eğitilmesi,

 

-          Maliye denetim elemanlarının kayıtdışı ekonomiye yol açan veya yol açmaya eğilimli sektörler üzerinde çalışmalarının yoğunlaşmasını sağlamak.

 

-          Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgisayar sisteminin bilanço ve gelir tablosu gibi mali tablolardaki aksaklıkları algılayacak şekilde programlanmasının sağlanması,

 

-          Belge düzeninin aksamadan yürütülmesi için gerekli tedbirlerin alınmasının sağlanması, bu açıdan yapılan hizmet ve satılan mal karşılığında fatura veya fiş verilmesi sisteminin aksamadan yürütülmesinin sağlanması,

 

-          Serbest meslek mensubu olarak çalışan, doktor, diş doktoru gibi meslek elemanlarının sunmuş oldukları hizmet sonunda serbest meslek makbuzu düzenleme alışkanlığı elde etmelerinin sağlanması,

 

-          Kurumlar Vergisi Kanunu’nun  12 ve 13. Maddeleri ile getirilen örtülü sermaye ve Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükümlerinin etkin bir şekilde uygulanmasının sağlanması,

 

-          Kişilerin servetlerinde oluşan artışların denetlenebileceği yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesi,

 

-          Eğlence sektörünün denetim altına alınarak kayıtlı hale gelmesinin sağlanması

 

-          Şirketlere Türk Ticaret Kanunu ile getirilen denetim yükümlüğünün etkin olarak gerçekleştirilmesinin sağlanması,

 

 

 

5.      Türkiye’de Kayıt Dışı Ekonominin Boyutları

 

 

 

Kayıt dışı ekonominin boyutları değişik şekillerde hesaplanmaktadır. Bu hesaplamalar sonucunda değişik neticeler çıkabilmektedir.

 

Kayıt dışı ekonominin hesaplanmasının yapılması Devlet tarafından alınacak para ve maliye politikaları açısından önem arz etmektedir. 

 

Yapılan bu hesaplamalar, araştırmalar soncunda, her hesaplamada, her yıl için ayrı sonuçlar çıkmıştır.

 

Para talebi yaklaşımı kullanılarak elde ettiğimiz kayıtdışı ekonominin hacmini ve kayıtlı ekonomiye olan oranını göstermektedir. Oran dönem içinde devamlı dalgalanmalar göstermekle beraber özellikle 1990 yılından itibaren hızla yükselmiştir. 1971'de kayıtdışı ekonominin kayıtlı ekonomiye oranı %18,7 iken, 2000 yılında kayıtdışı ekonomik faaliyetlerin hacmi 38 katrilyona, kayıtdışı ekonominin kayıtlı ekonomiye oranı da %24'e yükselmiştir. (Çetintaş ve Vergil, 2003:15 – 30)   bu araştırmanın sonuçlarına göre cari fiyatlara göre Türkiye’de Kayıt Dışı Ekonominin 1971 – 2000 yılları arasındaki büyüklüğü şu şekildedir.

 

 

 

 

 

YIL

%

YIL

%

YIL

%

1971

18,76

1981

20,86

1991

23,62

1972

19,17

1982

21,78

1992

22,97

1973

18,77

1983

16,78

1993

24,06

1974

19,55

1984

22,51

1994

28,53

1975

18,01

1985

21,43

1995

31,29

1976

17,87

1986

20,38

1996

22,77

1977

18,22

1987

16,84

1997

26,13

1978

19,63

1988

23,09

1998

29,87

1979

21,14

1989

21,60

1999

26,79

1980

21,31

1990

20,90

2000

24,73

 

 

Türkiye’de kayıt dışı ekonominin boyutlarını ölçmek amacıyla yapılan çeşitli çalışmalardan elde edilen sonuçlar aşağıdaki görülmektedir.

 

 

 

                         Türkiye’de Kayıt Dışı Ekonominin Büyüklüğü ile İlgili Tahminler

 

 

 

Araştırmacı

Yıl

Yöntem

Kayıt Dışı Ekonomi/GSMH

Derdiyok

1989

Vergi Yaklaşımı

%46,9

Özsoylu

1990

Nakit Oranı

%11,7

Temel,

Şimşek ve

Yazıcı

1992

1992

1991

Ekonometrik Yaklaşım

İşlem Hacmi Yaklaşımı

Vergi Yaklaşımı

%8,1

%1,9

%16,4-%29,9

Altuğ

1992

Kayıtdışı İstihdam Yakl.

%35

Ilgın

1992

1993

2001

Ekonometrik Oran

Basit Parasal Oran

Basit Parasal Oran

%47,2

%55,3

%66,2

Çetintaş ve Vergil

1992

2000

Ekonometrik Parasal Tahmin

Ekonometrik Parasal Tahmin

%23

 

%24,7

Kasnakoğlu

1997

Nakit Oranı

Ekonometrik Yaklaşım

İşlem Hacmi Yaklaşımı

%30-%61

%9-%13

%31

Schneider

2001

Karma Yöntem

%33,2

Dünya Bankası

1999

2004

2007

Karma Yöntem

Karma Yöntem

Karma Yöntem

%32,7

%31,5

%29,1

Schneider ve Savaşan

2007

DYMIMIC

%35

Akalın ve Kesikoğlu

2007

Parasal Oran

%17-%130

 

 

Kaynak: GİB (2008); Schneider ve Savaşan (2007); Akalın ve Kesikoğlu (2007)

 

ve Cnntürk (2010)3.

 

 

 

Tablolarda görülebileceği üzere, kayıt dışı ekonomi tahminlerinde kullanılan yöntemlere göre çok farklı sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Schneider ve Savaşan (2007), bu yöntemlerden, istatistiksel altyapısının üstünlüğü nedeniyle, son yıllarda en çok kullanılan ve en kabul edilebilir sonuçlar veren yöntemin DYMIMIC (Dinamik çoklu gösterge- çoklu neden yöntemi) olduğunu iddia etmektedirler. Diğer taraftan Dünya Bankası gibi uluslararası örgütler ise karma yöntemi kullanmaktadırlar. Her iki yöntem ile elde edilen sonuçlar birbirine yakın değerler içermektedir. Özetle, yapılan çalışmalardan elde edilen bulgular dikkate alındığında, Türkiye’de ekonomik faaliyetlerin yaklaşık üçte birinin kayıt dışında sürdürüldüğünü ileri sürmek yanlış olmayacaktır. (Demir ve Küçükilhan, 2013: 31 – 48)

 

Yukarıya almış olduğumuz iki tablo Türkiye’deki kayıt dışı oranı hakkında bilgi vermektedir. Sonuç olarak kayıt dışılık oranı yıllar itibariyle farklılık gösterse de, çıkan oranlar genel olarak Türkiye ekonomisini olumsuz yönde etkileyecek seviyelerdedir.

 

 

 

6.      Kayıt Dışı İstihdama Vergisel Açıdan Bakış

 

10. Kalkınma Planının 326. Paragrafında “Sosyal sigorta sisteminin aktif-pasif oranının düşüklüğü, nüfusun giderek yaşlanması ve kayıt dışı istihdamın yaygınlığı sistemin mali sürdürülebilirliğini olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca kayıt dışılık nedeniyle çalışanlar emeklilik dönemi güvencesinden mahrum kalmaktadır. “ ifadeleri kullanılmaktadır.

 

İşveren 2015 yılının birinci yarısında Brüt 1.201,50 TL asgari ücret için Sosyal Güvenlik Kurumuna ile Vergi Dairesine yaklaşık 462,00 ödemektedir. Bir asgari ücret ile kişinin ve ailesinin geçinmesi hemen hemen imkansız iken, bu oran işverene fazla gelmekte, bu sebeple de işçiyi kayıt dışı olarak çalışmaya zorlamaktadır. Bir işyerinde 10 kişi çalışması halinde vergi dairesine ve sigorta idaresine ödenmesi gereken tutar ortaya çıkmaktadır. Özellikle küçük iş sahipleri bu meblağları ödememek için kayıt dışı istihdam yolunu seçmekte, sonuç olarak Devlet vergisini alamamaktadır. Ayrıca işçi kıdem tazminatını hak edememekte, izin hakkını kullanamamakta ve emeklilik gün sayısı açısından zarara uğramaktadır.

 

Not : Bu yazı, Terazi Hukuk Dergisinin 100. Sayısında yayımlanan ve tarafımızca yazılan "VERGİSEL SORUNLARIN KÖKENLERİ VE EKONOMİYE ETKİSİ" başlıklı makalenin Vergi Adaleti bölümü esas alınarak ve geliştirilerek kaleme alınmıştır. 

 

 

 

 

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR

 

 

 

 

 

-           Akalın Gülsüm Doç. Dr.,Kesikoğlu Ferdi Öğr. Gör., Türkiye’de Kayıtdışı Ekonomi Ve Büyüme İlişkisi, ZKÜ Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 3, Sayı 5, 2007,

 

-          Aslanoğlu Suphi Dr, Türkiye’de Kayıtdışı Ekonomi ve Kayıtdışı Ekonomiyi Azaltmaya Yönelik Çözüm Önerileri, http://www.mufad.org/journal/index.php/tr/arsiv/914-sayi-39-temmuz-2008/277-turkiyede-kayitdisi-ekonomi-ve-kayitdisi-ekonomiyi-azaltmaya-yonelik-cozum-onerileri (Erişim : 01.08.2014)

 

-          Artar Yusuf, Vergi Kaçakçılığı İle Vergiden Kaçınmaya İlişkin Düzenlemeler, Görüş Ve Öneriler, Legal Mali Hukuk Dergisi, Temmuz 2013, Sayı: 103

 

-          Çetintaş Hakan, Vergil Hasan, Türkiye'de Kayıtdışı Ekonominin Tahmini, Doğuş Üniversitesi Dergisi, 4 (1) 2003,

 

-          Demir İlhan Cemil, Küçükilhan Mustafa,  Vergi Mükelleflerinin Kayıt Dışı Ekonomi Algısı: Türkiye Üzerine Ampirik Bir Çalışma, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, Bahar 2013, Cilt:9, Yıl:9, Sayı:1, 9:31-48

 

-          Erkuş Hasan Doç. Dr, Karagöz Kadir Dr, Türkiye’de Kayıt dışı Ekonomi ve Vergi Kaybının Tahmini, Maliye Dergisi, Sayı 156, Ocak – Haziran 2009

 

-          Gülen Gonca, Türkiye’de Kayıt Dışı Ekonomi Dokuz Eylül, Maliye, Yüksek Lisans Programı, Türkiye’de Kayıt Dışı Ekonomi, http://www.akademiktisat.net/calisma/tr_iktisat_ genel/tr_kdisi_ekonomi_ggonca.htm (Erişim : 27.07.2014)

 

Yeni konulardan haberdar olmak için,
e-posta adresinizi giriniz.
İsim Soyisim :
E-Posta :
Sitemiz ücretsizdir, fakat içerik bilgilerinin kullanılması dahilinde kaynak belirtilmesi rica olunur.
Copyright © 2012 isvebilgi.com | iş dünyasının bilgi ambarı