iş dünyasının bilgi ambarı
Arama
LİMİTED ŞİRKETLERDE MÜDÜRLER, ATANMALARI VE GÖREVDEN ALINMALARI
Yazar: RÜKNETTİN KUMKALE -Y.M.M.(alomaliye.com)
16 / Mart / 2015

 

LİMİTED ŞİRKETLERDE MÜDÜRLER, ATANMALARI VE GÖREVDEN ALINMALARI



1.       MÜDÜRLERİN ATANMASI

          Limited Şirketlerde müdürlerin görevlendirilmesi;  esas sözleşme ile veya ortakların ataması ile olabilmektedir. 

Türk Ticaret Kanunu’nun 623. Maddesine göre;

(1) Şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekir.

(2)Şirketin müdürlerinden biri bir tüzel kişi olduğu takdirde, bu kişi bu görevi tüzel kişi adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirler.

(3)Müdürler, kanunla veya şirket sözleşmesi ile genel kurula bırakılmamış bulunan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkilidirler.

Bu maddenin 6762 Sayılı eski Türk Ticaret Kanunu’nda karşılığı olan 540. madde de “Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar.”  ifadeleri bulunmakta idi.

            Maddenin gerekçesine göre; Eski Türk Ticaret Kanunu’ndaki hükümler, tüm ortakların şirketi birlikte yönetmesi dolayısıyla, şirketin yönetiminin ve temsilinin ortaklar için hem hak hem yüküm niteliği taşıması anlamına gelir. Bu ilkeye özden organ ilkesi denilmektedir. Bu ilke şirketi “şahıs şirketi” sınıfına sokar. İsviçre kanun koyucusu limited şirketi bir anlamda sınırlı sorumlu bir kollektif şirketmiş gibi mütalâa etmektedir. Bu yaklaşım modern öğretide pek taraftar bulmamakta, limited şirket anonim şirkete nazaran küçük ölçekli bir şirket olarak düşünülmektedir. Bu anlayış Türk limited şirketi için de geçerlidir. Limited şirketi kollektif şirkete çok yaklaştırmanın “şirketleşme” politikasına uymadığı, böylelikle özellikle yönetimde profesyonelleştirmenin gereksinimlere daha iyi cevap vereceği düşüncesi ağır basmıştır. Bu sebeple özden organ ilkesinden ayrılarak 623 üncü maddede seçilmiş yönetim organı sistemi benimsenmiştir.

           Maddenin gerekçesinde bu ifadeler bulunmasına karşın, limited şirketlerin kuruluş ve işleyişinde Eski Türk Ticaret Kanunu’nun 540/1 maddede yer alan hükümlerin uygulama olanağı bulduğu söylenemez. Bunun yanında gerek vergi kanunlarının uygulanmasında ve gerekse 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun Limited şirketlerin amme borçları başlıklı 35. Maddesinin 1. Fıkrasındaki “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.

          Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.

          Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.”

         Şeklinde ifadelerden, limited şirketin şahıs işletmesi olarak nitelendirildiğini göstermektedir.

1.1. Esas Sözleşme İle Atama Yapılması

Türk Ticaret Kanunu’nun Limited Şirketlerin esas sözleşmelerinde yer alması zorunlu gereken kayıtları düzenleyen  576. Maddesine göre “Müdürlerin adları, soyadları, unvanları, vatandaşlıkları’nın esas sözleşmeye yazılması zorunludur. Böylece şirketin kuruluşunda şirket müdürleri tespit edilmiş bulunmaktadır.

            Türk Ticaret Kanunu’nun  Şirket sözleşmesiyle atama” başlıklı 219. Maddesine göre “ Yönetim işleri şirket sözleşmesiyle bir ortağa verilmiş ise, onun yönetim hak ve görevi diğer ortaklar tarafından sınırlandırılamayacağı gibi kendisi görevden de alınamaz. Ancak, haklı sebeplerin varlığında, ortaklardan birinin istemi üzerine, mahkeme kararı ile yönetim hak ve görevi sınırlandırılabilir veya geri alınabilir.”  Bu maddede belirtilen haklı sebep halleri; “Görevin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya yönetimde iktidarsızlık gibi hâller” olarak belirtilmiştir.

           Madde hükümlerinden anlaşılacağı üzere müdür veya müdürlerin esas sözleşme ile atanmalarına olanak bulunmaktadır. Bu şekilde yönetim işlerinin bir ortağa verilmesi durumunda,  bu ortağın yönetim hak ve görevlerinin diğer ortaklar tarafından sınırlandırılmasına ve görevden alınmasına olanak bulunmamaktadır.

1.2.Ortaklar Kararıyla Atama

           Müdürlerin Genel Kurul kararı ile atanmaları Türk Ticaret Kanunu’nun 616. Maddesi ile mümkün bulunmaktadır.

            Bu maddede Genel kurulun devredilemez yetkileri içinde, Müdürlerin atanmaları ve görevden alınmaları ile müdürlerin ücretlerinin belirlenmesi ve ibraları geçmektedir.

Tek ortaklı limited şirketlerde, bu ortak genel kurulun tüm yetkilerine sahiptir. Tek ortağın genel kurul sıfatıyla alacağı kararların geçerlilik kazanabilmeleri için yazılı olmaları şarttır.

2.      MÜDÜRLERİN DEĞİŞTİRİLMESİ

           Limited şirketlerde müdürlerin değiştirilmesi, bu müdürlerin hangi yolla göreve atandıkları ile doğrudan ilişkili bulunmaktadır.

2.1. Esas Sözleşme İle Atanan Müdürlerin Değiştirilmesi

Esas sözleşme ile atanan müdürler, ancak esas sözleşmenin değiştirilmesi ile görevden alınabilir. Bunun yanında müdürler esas sözleşmede belli bir süre için atanmışlar ise bu sürenin bitmesi ile görevleri de sona ermiş olur.   Esas sözleşmenin tadili yetkisi genel kurula aittir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 589. Maddesi hükümlerine göre, “Aksi şirket sözleşmesinde öngörülmediği takdirde, şirket sözleşmesi, esas sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararıyla değiştirilebilir. 621 inci madde (önemli kararlar) hükmü saklıdır.” Buna göre müdürlerin görevden alınabilmeleri içen genel kurulun üçte iki çoğunlukla karar vermesi gerekmektedir.

Türk Ticaret Kanunu’nun Şirket sözleşmesiyle atama başlıklı 219. Maddesine göre Yönetim işleri şirket sözleşmesiyle bir ortağa verilmiş ise, onun yönetim hak ve görevi diğer ortaklar tarafından sınırlandırılamayacağı gibi kendisi görevden de alınamaz. Ancak, haklı sebeplerin varlığında, ortaklardan birinin istemi üzerine, mahkeme kararı ile yönetim hak ve görevi sınırlandırılabilir veya geri alınabilir. Görevin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya yönetimde iktidarsızlık gibi hâller, haklı sebep sayılır.”

            Şirket sözleşmesi ile atanan bir müdürün görevden alınması bir anlamda azil sayılmaktadır. Bu görevden alınmanın ancak haklı sebeplerin varlığı halinde ve ortakların birinin istemi üzerine ve mahkeme kararı ile olması gerekmektedir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta 219. Maddede belirtilen haklı sebepler olan “Görevin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya yönetimde iktidarsızlık gibi hâller” in mevcut olması gerekmektedir. Kanun şirket sözleşmesi ile atanan müdürlerin azli için haklı sebeplerin varlığını aramaktadır.  

2.2. Ortaklar Kararıyla Atanan Müdürlerin Değiştirilmesi

             Genel kurul kararı ile atanan müdürlerin gene genel kurul kararı ile her zaman değiştirilmesi mümkün bulunmaktadır.

Türk Ticaret Kanunu’nun 616. Maddesinin 1/b maddesinde Müdürlerin atanmaları ve görevden alınmaları,  genel kurulun devredilemez yetkileri içinde sayılmaktadır.

Ortaklar kararıyla yapılan atama ile görevlendirilen müdürlerin görevden alınmaları için Türk Ticaret Kanunu’nun 220 maddesine göre ortakların çoğunluğunun kararı gerekmektedir.  Çoğunluk elde edilemediği takdirde, yönetim işlerine bakan ortağın şirket sözleşmesini ihlal ettiği veya olayda haklı sebep bulunduğu iddiasıyla, her ortak ilgili yönetici ortağın görevden alınması için mahkemeye başvurabilir.

2.3. Ortak Olmayan Müdürlerin Azli

          Türk Ticaret Kanunu’nun  Görevden alma, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılması başlıklı 630. Maddesine göre, Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir.  Bunun yanında “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.” Haklı sebep kanunda “Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi” olarak belirtilmektedir. 630. Madde eski Türk Ticaret Kanunu’nun 543. Maddesinden alınmıştır.

Yeni konulardan haberdar olmak için,
e-posta adresinizi giriniz.
İsim Soyisim :
E-Posta :
Sitemiz ücretsizdir, fakat içerik bilgilerinin kullanılması dahilinde kaynak belirtilmesi rica olunur.
Copyright © 2012 isvebilgi.com | iş dünyasının bilgi ambarı