iş dünyasının bilgi ambarı
Arama
TASDİKE TABİ DEFTERLERİN AÇILIŞ VE KAPANIŞ TASDİKLERİ
Yazar: Rüknettin Kumkale - Y.M.M.
21 / Mayıs / 2012

 

 

          TASDİKE TABİ DEFTERLERİN AÇILIŞ VE KAPANIŞ TASDİKLERİ

 

1.    DEFTERLER İLE İLGİLİ MEVZUAT

Ticari hayatta yer alan Hükmi Şahıslar ile Hakiki Şahısların kullanmak zorunda bulunduğu defterler ile ilgili olarak

-          Türk Ticaret Kanununda

-          Hukuk Muhakemeleri Kanununda,

-          Vergi Usul Kanununda

Hükümler bulunmaktadır.

1.1.    Eski ve Yeni Türk Ticaret Kanunlarındaki Ticari Defterler ile ilgili hükümler

 

1.1.1.   Eski Türk Ticaret Kanunundaki hükümler

Eski Türk Ticaret Kanununda ticari defterler başlığı altında 66 ilâ 84. Maddeler arasında yer almaktadır.

66. maddeye göre: Her tacir, ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak münasebetlerini ve her iş yılı içinde elde edilen neticeleri tesbit  etmek maksadiyle, işletmesinin mahiyet ve öneminin gerektirdiği bütün defterleri ve bilhassa,  diğer kanunların hükümleri mahfuz kalmak üzere, aşağıdaki defterleri Türkçe olarak tutmaya mecburdur:                                                          
    1. Tacir hükmi şahıs ise yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defteri;                                                                  
    2. Hususi hukuk hükümlerine göre idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediyeler gibi amme hükmi şahısları tarafından kurulan ve hükmi şahsiyeti bulunmıyan ticari işletmeler ile dernekler tarafından kurulan ticari işletmeler ve bunlara benziyen ve hükmi şahsiyeti olmıyan diğer  ticari teşekküller, karar defteri hariç yukarki bentte yazılı defterleri;       
    3. Tacir hakiki şahıs ise karar defteri hariç olmak üzere birinci bentte yazılı defterleri veya işletmesinin mahiyet ve önemine göre sadece işletme defteri.                                                                             
    Tacirlerin işletmeleriyle ilgili işler dolayısiyle aldıkları mektup, yazı, telgraf, fatura, cetvel, senet gibi vesika ve kağıtlarla ödemelerini gösteren vesikaları ve yazdığı mektup, yazı ve telgrafnamelerin kopyalarını ve mukaveleleri, taahhüt ve kefalet ve sair teminat senetleri ve mahkeme ilamları gibi belgeleri muntazam bir tarzda dosya halinde saklamaları mecburidir.             

Eski Türk Ticaret Kanunundaki 66. Maddeden sonraki hükümler şu şekilde sıralanmakta idi;

     Madde 67- Mesuliyet  
Madde 68 – Saklama Müddeti
Madde 69 - Tasdik ettirme ve beyanname verme mükellefiyeti 
Madde 70 - Yevmiye defteri,  
Madde 71 - Defterikebir, 
Madde 72 - Envanter defteri
Madde 73 - Envanter çıkarmak 
Madde 74 - Bilanço
Madde 75 - Açıklık ve doğruluk esasları 
Madde 76 – İşletme hesabı
Madde 77 - Emtia envanteri 
Madde 78 – KaraR Defteri 
Madde 79 – Teslim Mükellefiyeti 
Madde 80 – İbraz Mükellefiyeti
Madde 81 - Müşterek hükümler: Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun, muhasebeye muhtaç davalarda ihzari muamelelere ait hükümleriyle senetlerin ibrazı mecburiyetine dair olan hükümleri ticari işlerde dahi tatbik olunur.                                    
Madde 82 – Kati Delil
Madde 83 – Yemin
Madde 84 - Sahibinin  aleyhinde
Madde 85 - Sahibinin lehinde  
Madde 86 - Diğer tarafın aleyhinde  
 

1.1.2.   Yeni Türk Ticaret Kanunundaki hükümler

 

Yeni Türk Ticaret Kanununda ticari defterler başlığı altında 64 ilâ 84. Maddeler arasında yer almaktadır.

Yeni Türk Ticaret Kanununda defter tutma yükümlülüğü 64. Maddede yer almaktadır.

Buna göre ;

(1)Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle malvarlığı durumunu, Türkiye Muhasebe Standartlarına ve 88[1]’inci madde hükümleri başta olmak üzere bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir.

(2) Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.

(3) Ticari defterler, açılış ve kapanışlarında noter tarafından onaylanır. Kapanış onayları, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yapılır. Şirketlerin kuruluşunda defterlerin açılışı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da onaylanabilir. Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hâllerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır. Türkiye Muhasebe Standartlarına göre elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ile bu defterlerin nasıl tutulacağı Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca bir tebliğle belirlenir.

(4) Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir.

(5) Yevmiye, defteri kebir ve envanter defteri dışında tutulacak defterler Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından bir tebliğ ile belirlenir.

Maddenin gerekçesinde şu hükümler bulunmaktadır;

Birinci fıkra: Alm. TK'nın 238’inci paragrafından alınan, bazı hükümleri yönünden 6762 sayılı Kanunun 66’ncı maddesi ile benzerlikler içeren, dünya çapında ulusal ve uluslararası standartlar bakımından evrensel nitelik taşıyan bu fıkra, her tacirin ticari defter tutmak yükümlülüğüne ilişkin emredici bir kural koymaktadır. Bu yükümlülükten hiçbir tacir ayrık tutulamaz. Tacir Tasarının 12’nci ve 16’ncı maddelerine göre tanımlanır. Maddede ve kenar başlığında "ticari defter" ibaresi kullanılmış olmasına rağmen gerçekte, muhasebe tutulması yükümü ifade edilmiştir; yoksa kastedilen günlük defter, büyük defter gibi defterler değildir. "Muhasebe" ise sisteme gönderme yapar. Tacirin tüzel kişi olması halinde defterleri tutma sorumluluğu yöneticilere ve yönetim kuruluna aittir. Yöneticiler ve yönetim kurulu, ilgili tüzel kişiye ilişkin özel hükümlere göre belirlenir; sorumluluk da aynı hükümler çerçevesinde saptanır. Defter tutulması, yani fiilen kayıtların işlenmesi kişiye bağlı bir görev ve yetki olmadığı için kayıtların bizzat sorumlular tarafından yapılması defterlerin sorumlularca bizzat tutulması anlamına gelmez. Kastedilen fonksiyondur. Anonim şirketlerde bu yükümlülük, yönetim kurulunun devredilemez yetkileri başlığı altında Tasarının 375’inci maddesinde "Muhasebenin ..... ilkelerinin belirlenmesi" şeklinde ifade olunmuştur. Defteri bizzat tutacak kişilerin gerekli bilgiyi haiz uzman kişiler arasından seçilmesi zorunluğu, yöneticiye ve yönetim organlarına gene bir sorumluluk halinde yüklenmiştir.

Defterlerin, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarını yansıtır şekilde hazırlanan Türkiye Muhasebe Standartlarına (m. 88), bu standartlarda hüküm bulunmayan hallerde doğrudan Uluslararası Finansal Raporlama Standartları'na göre, tacirin ticari işlemleriyle malvarlığı durumunu açıkça gösterir şekilde tutulması şarttır. Muhasebenin tutuluşunda Türkiye Muhasebe Standartları ve bu bağlamda IFRS emredici niteliktedir. Bu sonuç 88’inci maddeden doğar. Hükmün Türkiye Muhasebe Standartlarına ve Tasarının 88’inci maddesine gönderme yapması özel bir anlam taşır. Muhasebe Vergi Usul Kanununa ve vergi mevzuatına göre tutulamaz. Muhasebe vergi için tutulmaz. Vergi verilerini ve sonuçlarını bu suretle tutulan muhasebeye dayandırır. Birinci fıkranın birinci cümlesi defter tutmanın kanunî amacını kesin bir tarzda, açıklık öğretisine ve bu öğretiyi yansıtan dogmasına uygun bir şekilde koymaktadır. Açıklığın ölçüsü, uzman bir üçüncü kişinin defterlerden edineceği fikirdir. Başka bir deyişle, söz konusu uzman kişi defterlerden işletmenin durumunu anlayabilmelidir. "Üçüncü kişi" ibaresi, tacirden bağımsızlığı ve yansızlığı ifade eder. Bu hüküm, defterlerin aynı zamanda uzmanca, profesyonellik ilkelerine göre, meslek etiği, yöntemi ve terimleri uyarınca tutulması gereğini de ortaya koymakta, yoksa defterlerin herkesin değil, sadece uzmanların anlayabilecekleri tarzda tutulması anlamına gelmemektedir. "Makûl bir süre" ile kastedilen, defteri inceleyen uzmanın bazı kayıtları anlayabilmek amacı ile ayrıca araştırma yapmasına, bilgi toplamasına, açıklama istemesine gerek olmaksızın, o kaydı, sebebini, dayanağını ve gereğinde sonuçlarını değerlendirebilmesidir. Uzmanın "fikir edinmesi" demek tacirin malvarlığı durumunun, borçlarını yerine getirmeye yeterli olup olmadığı yorumunu yapabilmesidir, yoksa bir denetim elemanı gibi denetim sonuçlarını ortaya koyması, döküm yapması, sonuçları belirlemesi aranmaz.

Yüküm tacir sıfatını kazanma, tacir sayılma ve tacir gibi sorumlu olma tarihinden veya anından itibaren başlar (m. 87), saklama yükümlülüğü bir yana, tacir sıfatın, tacir gibi sayılma ve tacir gibi sorumlu olma konumunun son bulmasına kadar devam eder. İlk iki varsayımda tacirin kaydının ticaret sicilinden silinmesi esas alınabilir. Son varsayımda ise yükümün son bulması somut olaya göre belirlenir.

Temel defterler dışında hangi defterlerin tutulması gerektiği hükümde belirtilmemiştir. 6762 sayılı Kanunda olduğu gibi, "işletmenin niteliğinin ve öneminin gerektirdiği" ölçüsü ile defterlerin belirlenmesi uygun değildir. Bunu Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu belirlemelidir. Defterin uygun tutulmaması, cezaî yönden bu Kanuna ve ilgili diğer kanun hükümlerine göre sonuçlar doğurur.

İkinci fıkra: İkinci fıkrada belgeleme ve kaydın belgeye (evrak-ı müsbiteye) dayanması ilkesi öngörülmüştür ("Belge yoksa kayıt da yoktur" ilkesi). Hüküm teknik gelişmelere uygun olarak saklama ortamını sınırlayıcı olmayan, gelişmelere açık bir tarzda göstermiştir.

Üçüncü fıkra: Üçüncü fıkra deftere resmiyet verilmesi yani onay gereğini belirtmekte ve bunun usulünü göstermektedir. Dördüncü cümle bir uygulama hükmü olduğu için ayrıntılar Sanayi ve Ticaret Bakanlığının düzenlemesine bırakılmıştır. Tasarı 6762 sayılı Kanunun 69’uncu maddesinde 4884 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, kural olarak uyum içerisindedir. 6762 sayılı Kanunun 69’uncu maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi noter yanında sicil memuruna da onay yetkisini vermiştir. Bu yetkinin 6762 sayılı Kanunda sicil memuruna tanınmasının sebebi, şirketlerin kuruluşunu süratlendirmektir. Kuruluş sırasında oda gerekli belgeyi derhal verebilecek ve doğrudan doğruya sicile gidilerek şirketin tescili gerçekleştirilebilecektir. Başka bir değişle, noter aradan çıkabilecektir. Bu amaç göz önünde tutularak sicil müdürünün onay yetkisi kuruluşa özgülenmiştir. Diğer yandan, Tasarıda, uygulamadaki bazı aksaklıklara engel olmak için faaliyet belgesinin notere sunulması gereği öngörülmüştür.

Bu madde ile defterlerin tümü açılış ve kapanış onayına tâbi tutulmuştur. Bu değişikliğin sebebi çift defter kullanımını olabildiğince engellemektir. Çift defter sadece hesaplara ilişkin ticari defterlerde değil, aynı zamanda pay defteri, karar defteri ve genel kurul karar defterlerinde de sık rastlanan bir olgudur. Bu defterlerden herhangi biri kapatılmadan yenisi açılabilmekte, ihtilaflarda mahkemenin önüne değişik defterler çıkabilmektedir. Bu çoğu kez hileli bir davranış teşkil eden çift defter uygulamasına özellikle pay defteriyle, yönetim kurulu karar defterinde çok sık rastlanmaktadır. Uygulamada sıkışıklığa yol açmamak için onay süresi izleyen faaliyet döneminin altıncı ayına kadar uzatılmıştır.

Adalet Komisyonunca maddenin üçüncü fıkrasında aşağıdaki gerekçe ile değişiklik yapılmıştır:

Ticari defterlerin onayında noterin odalardan getirilecek faaliyet onay belgesi yerine ticaret sicili müdürlüklerinden alınacak ticaret sicili tasdiknamesini araması işin özüne daha uygun olacaktır. Gerek yürürlükteki Kanuna göre, gerek Tasarıya göre tacirin kaydı ticaret sicilinde tutulur. Ticaret sicili müdürlükleri, kamusal yanı meslek odalarından daha ağır basan ve kayıtlarının niteliği bakımından meslek odalarına göre tacire ilişkin daha güncel ve daha kapsamlı veriler içeren kurumlardır. Zira, tacir ticari işletmesini ve ticaret unvanını, bundan başka, tescil edilmiş hususlarda meydana gelen değişiklikleri ticaret siciline tescil ettirir. Ticaret sicilinde tescilli bilgilerin ilgili meslek odasına intibakı kanunen zorunlu olsa da uygulamada aksaklık doğabilecektir. Kaldı ki, Tasarı aynı maddenin birinci fıkrasına göre defter tutma yükümünü tacire getirdiğine göre, defter onaylarında aranacak belgenin de taciri tanımlaması, dolayısıyla yine Türk Ticaret Kanununda düzenlenen ve tacirin sicilini tutan kurum tarafından verilmesi işin doğası gereğidir. Ayrıca, ticaret siciline kaydı zorunlu olan ancak farklı meslek odalarına kayıtlı kişilerin notere birbirinden farklı belge ibraz etmesinin de böylece önüne geçilmiş olacaktır.

Bu defa, yetkisiz kişilerce defter onaylatılmasının önüne geçmek amacıyla ticari işletmeyi ve taciri temsile yetkili kişinin kim ya da kimler olduğunu gösteren sicil tasdiknamesinin sadece kuruluşlarda değil, tüm açılış onaylarında aranması mükerrer defter kullanımının önüne geçilmesi ve ticaret sicili müdürünün tacirin durumunda tescili gerekli değişiklikleri takip edebilmesi bakımından son derece yararlı olacaktır.

TBMM Genel Kurul görüşmelerinde ise 64’üncü maddesinin kenar başlığında yer alan "yükümü" ibaresi "yükümlülüğü" şeklinde ve üçüncü fıkrası da aşağıdaki gerekçe ile değiştirilmiştir:

Gerekçe:

Bu önerge ile kelime tashihi yapılması amaçlanmıştır. Ayrıca, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esaslarının Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca bir tebliğle belirlenmesine imkân sağlanmıştır.

Dördüncü fıkra: Uygulamada tartışmalı olan bir konuya açıklık getirmektedir. Pay, karar ve müzakere defterlerinin ticari defter sayılması teoriye uymamakta, uygulamanın gereksinimini duyduğu gibi kural olarak kanuna girmiş bulunmaktadır. Kuralın amacı, karine oluşturmak, ispatta yardımcı olmak gibi işlevlere sahip söz konusu defterlere, ticari defterlere uygulanan güven ve disiplin kurallarını uygulayabilmektir. Uygulamada tasdiklere tâbi olmayan bu defterlerin çoğu kez güvenilemez durumda oldukları görülmüştür.

Yeni Türk Ticaret Kanunundaki 64. Maddeden sonraki hükümler şu şekilde sıralanmaktadır.

Madde 65- Defterlerin Tutulması

Madde 66- Envanter

Madde 67- Envanteri kolaylaştırıcı yöntemler

Madde 68- Açılış bilançosu, yılsonu finansal tabloları Düzenleme yükümü

Madde 69- Düzenlemeye ilişkin ilkeler

Madde 70- Dil ve para birimi

Madde 71- İmza

Madde 72- Kalemlere ilişkin ilkeler, Tamlık ve mahsup yasağı

Madde 73- Bilançonun içeriği

Madde 74- Aktifleştirme yasağı

Madde 75- Karşılıklar

Madde 76- Dönem ayırıcı hesaplar

Madde 77- Sorumluluk ilişkileri

Madde 78- Değerleme ilkeleri, Genel değerleme ilkeleri

Madde 79- Varlıklar ile borçların değerleme ölçüleri

Madde 80- İktisap ve üretim değerleri

Madde 81- Değerlemeyi basitleştirici yöntemler

Madde 82- Saklama ve ibraz, Belgelerin saklanması, saklama süresi

Madde 83- Hukukî uyuşmazlıklarda ibraz

Madde 84- Uyuşmazlıklarda suret alınması

Madde 85- Defterlerin tümüyle incelenmesi

Madde 86- Görüntü ve veri taşıyıcılara aktarılmış belgelerin ibrazı

Madde 87- Ticarete yeni başlayanlar için uygulama

Madde 88- Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun yetkisi

1.2.    Hukuk Muhakemeleri Kanunu

 

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinde Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması konusu hükme bağlanmıştır. Bu hüküm eski 1086 sayılı hukuk Usulü Muhakemeleri kanununda bulunmamakta olup yeni getirilmiştir. Yeni getiriliş gayesi maddenin gerekçesinde şu şekilde açıklanmaktadır.

“Türk Ticaret Kanununun ticarî defterlerle ispat konusunu düzenleyen 80 ilâ 86. maddeleri modern kanunlarda benzer hükümler yer almadığı gerekçesiyle Türk Ticaret Kanunu Tasarısına alınmamıştır. Bu durum uygulamada önemli bir sakınca yaratacaktır. Çünkü, senetle ispat mecburiyetinin uygulandığı Türk hukukunda ticarî defterlerle ispata ilişkin kurallar senetle ispat mecburiyetinin katılığını yumuşatmakta ve geniş bir uygulama alanı bulmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısında senetle ispat mecburiyetine ilişkin usul hükümleri muhafaza edilmiştir. Bu sebeple, ticarî defterlerle ispata ilişkin hükümlerin yürürlükten kaldırılması önemli bir boşluğa yol açacaktır. Bu nedenle, Türk Ticaret Kanunundaki yerleşmiş ve yaygın uygulaması olan ticarî defterlerle ispat hükümlerinin yeni usul kanunumuza alınması ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısında muhafaza edilmesi gerekmiştir.

Türk Ticaret Kanununda yer alan ticarî defterlerle ispata ilişkin maddeler dil ve sistematik bakımdan zor anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısına ilâve edilen bu hüküm, doktrin ve kazaî içtihatlarda yapılan tasnif dikkate alınarak yeniden düzenlenmiştir. Ayrıca, Türk Ticaret Kanunu Tasarısının “ticari defter” kavramını değiştiren 64 ve devamındaki maddeler dikkate alınarak “tasdike tâbi olmayan defterler” kavramı metinden çıkarılmış ve “işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler” kavramı metne dahil edilmiştir.

Yine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Tasarısının yemin delili konusundaki temel tercihi göz önünde bulundurularak, tamamlayıcı yemine ilişkin düzenlemeler ticarî defterlerle ispat usulünden çıkartılmıştır.”

Maddenin gerekçesinde açıkça belirtildiği üzere Türk Ticaret Kanununun ticarî defterlerle ispat konusunu düzenleyen 80 ilâ 86. maddelerinin modern kanunlarda benzer hükümler yer almadığı gerekçesiyle Türk Ticaret Kanunu Tasarısına alınmamasından kaynaklanmaktadır.

Bu gerekçeler ile düzenlenen Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Ticari defterlerin İbrazı ve Delil Olması başlıklı 222. Maddesi aşağıya alınmıştır.

MADDE 222 - (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.

1.3. Vergi Usul Kanunundaki hükümler

Vergi Usul Kanununun;

182. maddesi ve sonraki hükümlerinde,  bilanço usulüne göre tutulacak defterler,

193. maddesi ve sonraki hükümlerinde, İşletme usulüne göre tutulacak defterler,

İle ilgili açıklamalar yapılmaktadır.

 

2.    KULLANILACAK DEFTERLER

2.1. Tutulması Gereken Defterler

2.1.1. Türk Ticaret Yasası Açısından

Türk Ticaret Yasası’nın Md: 64 Maddesinin 5. Fıkrasına göre Yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve Envanter Defteri esas defter olarak kabul edilmiştir. Bunun dışında tutulacak olan defterler Muhasebe Standartları Kurulu tarafından tebliğ ile belirlenecektir. Bu defterler açılış tasdikine tabi defterlerdir.

Bundan ayrı olarak 64. Maddenin 4. fıkrasına göre; Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defter olarak kabul edildiğinden bunlarda açılış tasdikine tabi bulunmaktadır.

2.1.2. Vergi Usul Yasası Açısından

a.   Bilanço Esasına Göre;

Vergi Usul Yasası'nın 182 ve sonraki maddeleriyle getirilen hükümlere göre, bilanço esasında defter tutan mükellefler,

·   Yevmiye Defteri

·   Defter-i Kebir

·   Envanter Defteri

b.   İşletme Hesabı Esasına Göre,

Vergi Usul Yasası'nın 193. maddesinde göre işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler,

·   İşletme Hesabı Defteri

·   Envanter Defteri

tutmak mecburiyetindedirler.

Ayrıca işyerinin ve işin özelliklerine ve mükellefiyetin derecesine göre ek defterlerde tutulmaktadır. 

2.2. Tasdike Tabi Defterler

Tasdike tabi defterleri Türk Ticaret Kanunun ve Vergi Usul Kanununda bulunan hükümleri birlikte düşünerek belirtmek gerekmektedir.

Vergi Usul Yasamızın 220. maddesine ve Türk Ticaret Kanununun 64. Maddesine göre aşağıdaki defterlerin kullanılmaya başlanmadan önce işyerinin bulunduğu yerdeki noterde tasdik ettirilmesi gerekmektedir.

Aşağıda belirtilen defterlerin yanlarına hangi kanunun hangi maddesi gereğince tasdike tabi tutuldukları belirtilmiştir.

·   Yevmiye Defteri, (V.U.K. Md:220 ve T.T.K. Md. 64)

·   Defteri Kebir  (T.T.K. Md. 64)

·         Envanter Defteri, (V.U.K. Md:220 ve T.T.K. Md. 64)

·   İşletme Defteri, (V.U.K. Md:220)

·   Çiftçi İşletme Defteri, (V.U.K. Md:220)

·   İmalat Ve İstihsal Vergisi Defteri, (V.U.K. Md:220)

·   Nakliyat Vergisi Defteri, (V.U.K. Md:220)

·   Yabancı Nakliyat Kurumlarının Hasılat Defteri, (V.U.K. Md:220)

·   Serbest Meslek Kazanç Defteri, (V.U.K. Md:220)

·  Pay Defteri, (T.T.K. Md. 64)

·  Yönetim Kurulu Karar Defteri  (T.T.K. Md. 64)

· Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri (T.T.K. Md. 64)

·   Günlük Kasa Defteri, (01.01.1999 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.)

·   Günlük Perakende Satış Hasılat Defteri, (01.01.1999 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.)

·   Kambiyo Senetleri Defteri (01.01.1999 tarihinden itibaren kaldırılmıştır.)

Vergi Usul Yasasının 182. maddesinde tutulması gereken yasal defterler içinde Defter-i kebir bulunmasına karşın Vergi Usul Yasasının 220. maddesinde, Defter-i kebir tasdike tabi defterler içinde sayılmamıştır. Ancak Türk Ticaret Kanununun 64. Maddesine göre Defteri Kebir tasdike tabi defterler arasında bulunmaktadır.

Buna karşın, Türk Ticaret Kanununun 64/2 maddesine göre, Ticari defterlerin, açılış ve kapanışlarında noter tarafından onaylanması şart koşulmaktadır. Şirketlerin kuruluşunda defterlerin açılışı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da onaylanabilir. Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hâllerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır. Türkiye Muhasebe Standartlarına göre elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ile bu defterlerin nasıl tutulacağı Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca bir tebliğle belirlenir.

Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanununun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222/2 maddesi gereğince Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

2.3. Defterlerin A4 Kağıdına Basılabilme Olanağı

Müteharrik yapraklı olarak tutulmak istenen defterlerin sayfalarının sıra numarasıyla teselsül ettirilmesi halinde A4 kağıtların da yasal defter olarak tutulması mümkün bulunmaktadır.


T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

İstanbul İl Defterdarlığı Usul Gelir Müdürlüğü

Sayı :B.07.4.DEF.0.34.20./ VUK-1  16/12/2004*11765)

Dilekçenizde 2005 takvim yılında kullanacağınız yevmiye defteri ve defteri kebiri A4 kağıdına noterden tasdik ettirerek kullanıp kullanamayacağınız ve 2004 takvim yılında bilgisayar sürekli formu şeklinde tasdik ettirdiğiniz yevmiye defteri ve defteri kebiri A 4 şeklinde değiştirme imkanınızın olup olmadığı hakkında görüş talep edilmektedir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 221’nci maddesinin 4’üncü fıkrasına göre tasdike tabi defterlerin dolması dolayısıyla veya sair sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanlar bunları kullanmaya başlamadan önce tasdik ettirmek zorundadır.

Aynı Kanunun 225’inci maddesinin a fıkrasında ciltli defterlerin tasdik esnasında sayfalarının sıra numarası ile teselsül ettiğine bakılarak, bu sayfalar teker teker tasdik makamının resmi mühürü ile mühürlenir.

b fıkrasında; müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilen müesseseler bir yıl içinde kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda yaprağı yukarıdaki esaslara göre tasdik ettirirler. Tasdikli yapraklar bittiği takdirde yeni yapraklar kullanılmadan evvel tasdike arz olunur.

Bunların sayfa numaraları tasdikli yaprakların sayfa numaralarını takiben teselsül ettirilir. Tasdik makamı, ilave yaprakların sayısını ilk tasdik şerhinin altına kaydeder ve bu kaydı usulüne göre tasdik eder hükmü yer almaktadır.

Diğer yandan Vergi Usul Kanununun 183. maddesinin ikinci fıkrasında; Yevmiye defterinin ciltli ve sahifelerinin müteselsil sıra numaralı olacağı, mükelleflerin diledikleri takdirde yevmiye defteri ve tutulması zorunlu diğer defterlerini müteharrik yapraklı olarak kullanabilecekleri hüküm altına alınmıştır.
            Bu durumda; 2005 yılı içinde kullanılacağı tahmin edilen sayıda A4 kağıdının her sayfasının tasdik makamının resmi mühürü ile mühürlenmesi ve sayfaların sıra numarası ile teselsül etmesi kaydı ile 2005 yılı yevmiye ve defter-i kebirin A4 kağıdına tutulması mümkündür.

Ayrıca 2004 takvim yılına ait olarak yasal süresinde bilgisayar formu şeklinde tasdik ettirdiğiniz yevmiye defteri ile defter-i kebir A4 kağıdı şeklinde değiştirmeniz mümkün olmayıp, 2004 yılı defterinin bitmesi halinde 2004 yılında kullanabileceğinizi tahmin ettiğiniz sayıda A4 kağıdının sıra numarası ile teselsül ettirilip her sayfasının tasdik makamının resmi mühürü ile mühürlettirilmesi durumunda kullanılması mümkündür.

T.C.

İstanbul Valiliği

İstanbul Defterdarlığı Usul Gelir Müdürlüğü

09.12.2002 -B.07.4.DEF.0.34.20/VUK


          İlgi dilekçenizde, 2003 takvim yılına ilişkin tutulması gereken ticari defterlerinizin sıra numarasına göre numaralandırılmış A4 kağıdı olarak onaylatılıp onaylatılamayacağı hususu sorulmaktadır.

    Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 225’nci maddesinde, tasdike tabi defterlerin ne şekilde tasdik olunması gerektiği hususları açıklanarak hüküm altına alınmıştır.

     Anılan kanun hükmüne göre, müteharrik yapraklı defter kullanacak mükelleflerin bir yıl içinde kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda ve sıra numarasıyla teselsül edecek yaprakların her sayfasını teker teker tasdik makamının resmi mührü ile mühürletmeleri; tasdikli yaprakların bitmesi halinde ise sıra numarasıyla teselsül edecek yeni yaprakları da kullanılmadan önce tasdik ettirmeleri gerekmektedir.

    Bu durumda, müteharrik yapraklı olarak tutulmak istenen defterlerin sayfalarının sıra numarasıyla teselsül ettirilmesi halinde A4 kağıtlarında tutulması mümkündür.

T.C.

ANKARA VALİLİĞİ

Ankara İl Defterdarlığı Usul Gelir Müdürlüğü

SAYI   :  B.07.4.DEF.0.06.14/32220


             İlgide kayıtlı dilekçenizde; muhasebe programında versiyon değişikliği yapıldığı, tasdiketabi yasal defterlerinizin A4 kağıda basılmasının zorunlu olduğu, müteselsil numara takip eden müteharrik yapraklı A4 ebatında kağıdına, kullanacağınız yasal defterlerinizi tasdik ettirebilmek için Defterdarlığımızdan görüş talep edilmiştir.

Bilindiği üzere; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 220. ve müteakip maddelerinde defterlerin tasdiki ile ilgili hükümler yer almakta olup, aynı kanunun 225/b maddesinde” Müteharrik yapraklı yevmiye defteri kullanmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilen müesseseler bir yıl içinde kullanacaklarını tahmin ettikleri sayıda yaprağı yukarıdaki esaslara göre tasdik ettirirler. Tasdikli yapraklar bittiği takdirde,  yeni yapraklar  kullanılmadan evvel tasdike arz olunur.” denilmektedir.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; tasdik edilecek defterlerde kullanılacak kağıtların nev’i önemli olmayıp, tasdikle ilgili işlemlerin madde hükümlerinde yazılı şekilde yerine getirilmesi esastır. Tasdik işlemlerinin ise kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılmış olması yeterlidir.
            Buna göre, A4 kağıtlarına müteselsil sayfa numaraları verilmek kaydıyla, bu kağıtlara defter tasdiklerinin yapılmasında bir sakınca bulunmamaktadır.  

 3. DEFTERLERİN AÇILIŞ TASDİKİ

Yasal defterlerin tasdiki ile ilgili hükümler Vergi Usul Yasasının 221. maddesinde yer almıştır.

3.1. Tasdik Zamanı

a.   Şirketlerin kuruluş aşamasında (T.T.K. Md. 64) kullanılacak olan defterler, kullanılmaya başlanmadan önce tasdik edilmek üzere ticaret sicili memurluğuna veya noter'e ibraz edilir. (TTY. Md. 64, V.U.K.. Md. 223)

       Bu defterler, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun defterlerin tasdikine ilişkin hükümlerinde yer alan bilgileri içerecek şekilde tasdik ve imza olunur. Sicil memuru veya noter, defterlerin kaç sayfadan ibaret bulunduğunu ilk ve son sayfaya yazarak resmi mühür ve imzasıyla tasdik eder. Noterlerce tasdik edilen defterlerin mahiyet ve adetleri ve bunların kime ait olduğu en geç yedi gün içinde ilgili ticaret sicili memurluğuna bildirilir. Şirketlerin müteakip yıl defterleri ile kullanılması zorunlu diğer defterler 213 sayılı Vergi Usul Kanununun defterlerin tasdikine ilişkin hükümlerine göre tasdik olunur. 

b.   Öteden beri işe devam etmekte olanlar, defterin kullanılacağı yıldan önce gelen son ay içinde, (V.U.K. Md. 221)

c.   Hesap dönemi Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilenler, defterin kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ay içinde, (V.U.K. Md. 221)

d.   Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler, işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce; vergi muafiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün içinde, (V.U.K. Md.221)

e.   Tasdike tabi defterlerinin dolması nedeni ile veya sair sebeplerle yıl içinde yeni defter kullanmaya mecbur olanlar, bunları kullanmaya başlamadan önce, (V.U.K. Md.221)

defterlerini tasdik ettirmek mecburiyetindedirler.

Tasdik için notere başvurmadan önce bağlı bulunulan Ticaret Sicili Memurluğundan sicil tasdiknamesinin alınması ve bu tasdiknamenin notere ibraz edilmesi gerekmektedir. (T.T.K. Md:64/3)

3.2. Tasdik Yenileme

Yasal defterlerini ertesi yılda da kullanmak isteyenler, kullanacakları yılın Ocak ayı içinde, hesap dönemleri Maliye Bakanlığı’nca tespit edilen mükellefler, bu dönemin ilk ayı içinde eski defterlerindeki tasdiki yeniletmek mecburiyetindedirler (V.U.K. Md: 222).

3.3. Tasdik Makamı

Türk Ticaret Kanununun 64/3 maddesine göre Şirketlerin kuruluşunda defterlerin açılışı noterler tarafından onaylanabileceği gibi ticaret sicili müdürlükleri tarafından da onaylanabilir.

Vergi Usul Kanununun 223. Maddesine göre ise Defterler, iş yerinin, iş yeri olmayanlar için ikametgahın bulunduğu yerdeki noter veya noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar, menkul kıymet ve kambiyo borsasındaki acentalar için borsa komiserliği tarafından tasdik olunur.

 Defterler anonim ve limited şirketlerin kuruluş aşamasında, şirket merkezi nin bulunduğu yer ticaret sicili memuru veya noter tarafından tasdik edilir.

Bu defterler, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun defterlerin tasdikine ilişkin hükümlerinde yer alan bilgileri içerecek şekilde tasdik ve imza olunur. Sicil memuru veya noter, defterlerin kaç sayfadan ibaret bulunduğunu ilk ve son sayfaya yazarak resmi mühür ve imzasıyla tasdik eder. Noterlerce tasdik edilen defterlerin mahiyet ve adetleri ve bunların kime ait olduğu en geç yedi gün içinde ilgili ticaret sicili memurluğuna bildirilir.

Tasdik makamı, Vergi Usul Yasasına göre tasdike getirilen defterleri sosyal güvenlik ile ilgili kuruluşların mevzuat hükümlerine bağlı kalmaksızın tasdik eder (V.U.K. Md: 223).

4. DEFTERLERİN KAPANIŞ TASDİKİ ZORUNLULUĞU

Türk Ticaret Kanununun defter tutma yükümlülüğü başlıklı 64 maddesinin 3. Fıkrasında bulunan “Ticari defterler, açılış ve kapanışlarında noter tarafından onaylanır. Kapanış onayları, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yapılır. Şirketlerin kuruluşunda defterlerin açılışı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da onaylanabilir. Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hâllerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır. Türkiye Muhasebe Standartlarına göre elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ile bu defterlerin nasıl tutulacağı Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca bir tebliğle belirlenir.” hükümleri çerçevesinde ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin yapılması zorunlu bulunmaktadır.

64. Maddenin son (5) fıkrasında bulunan “Yevmiye, defteri kebir ve envanter defteri dışında tutulacak defterler Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından bir tebliğ ile belirlenir.” hükmü çerçevesinde yevmiye Defteri, Defteri Kebir ve envanter defterinin kapanış tasdiklerinin yaptırılması zorunlu bulunmaktadır. Bunun yanında Türkiye Muhasebe Standartları kurulunun tebliğ ile tutulmasını zorunlu tutacağı defterlerinde kapanış tasdiklerinin yaptırılması zorunludur.

Bunların dışında 64. Maddenin 4. Fıkrasına göre bulunan Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan ancak ticari defter olarak kabul edilen defterler de kapanış tasdikine tabi bulunmaktadır.

Kapanış tasdikinin Türk Ticaret Kanununun 64/3 maddesi gereğince izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar notere ibraz edilip kapanış tasdikinin yaptırılması gerekmektedir.

Hesap dönemi Maliye Bakanlığı tarafından tespit edilenler, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar notere ibraz edilip kapanış tasdikinin yaptırılması gerekmektedir.

Ayrıca diğer mevzuatlarda da kapanış tasdiki ile ilgili olarak hiçbir mecburiyet getirilmemiştir.

Maliye Bakanlığı Özelgesi

Tarih:28.06.2000

Sayı:   B.07.0.GEL.0.29/2908-183-3441/31229

Ciltli kanuni defterlerine usulüne uygun olarak tasdik ettirdikten sonra, kayıtlarını manuel veya bilgisayarlarla yapan mükelleflerin kullandıkları ciltli defterlerin sayfaları dönem içinde bitmemesine karşın kayıt usullerini değiştirmek amacıyla yeni defter kullanmak istemeleri halinde, kullandıkları ciltli defterlerin son sayfalarının Türk Ticaret Kanununun ve Noterlik Kanunu uyarınca kapanış onaylama usulü çerçevesinde notere tasdik ettirmek suretiyle kapatılmasının sağlanmasını müteakiben yeni defterlerin müteharrik yapraklı olarak kullanılması mümkündür.[2]

 

5. DEFTERLERİ TASDİK ETTİRMEMENİN SONUÇLARI

 

5.1. Türk Ticaret Kanununa Göre

                Türk Ticaret Kanununun suçlar ve Cezalar başlıklı 562 maddesinin 1/c maddesine göre 64’üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli onayları yaptırmayanlar, ikiyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılırlar.

Türk Ticaret Kanununun 64/3 maddesi  Ticari defterler, açılış ve kapanışlarında noter tarafından onaylanır. Kapanış onayları, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yapılır. Şirketlerin kuruluşunda defterlerin açılışı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da onaylanabilir. Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hâllerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır. Türkiye Muhasebe Standartlarına göre elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ile bu defterlerin nasıl tutulacağı Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca bir tebliğle belirlenir.” hükümlerini taşımaktadır.

Türk Ticaret Yasasının belgelerin saklanması, saklama süresi başlıklı 82. Maddesinin 7. Fıkrası “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. “ hükümlerini taşımaktadır. Buna göre Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tasdiki bulunmayan defterler içinde zayi belgesi alma olanağı bulunmamaktadır.

5.2.  İcra İflas Kanunu Açısından

 

Konu ile ilgili hususlar İcra İflas Kanununun 285 ve 310. Maddelerinde yer almaktadır. Bu maddelerde Eski Türk Ticaret Kanununun 66. Maddesinden söz edilse de bu maddenin yerine geçen 64. Maddenin de İcra İflas Yasası hükümlerinde uygulanacağı açıktır.

a.   İcra İflas Yasasının 310. maddesinin 5. fıkrasındaki “Ticaret Yasasının 66. maddesinin birinci fıkrasının 1 ilâ 3. bentlerinde sayılan defterleri hiç veya Yasanın emrettiği şekilde tutmamış ise” hükmü kendisinde bulunan kimsenin iflas etmesi halinde taksirli sayılacağını açıklamakta ve bunların Türk Ceza Yasasına göre cezalandırılacağını bildirmektedir. Bu durumda kapanış tasdiki yaptırmamış bir tacirin iflas etmesi halinde “taksirli müflis sayılacak ve Türk Ceza Yasası hükümlerine göre cezalandırılacaktır.

b.   İcra İflas Yasasının 285. maddesi Konkordato talebinde bulunan bir tacirin, tetkik merciine defterlerinin vaziyetini bildiren bir cetvel vermesi mecburiyetini getirmiştir. Bu maddede “Bu cetvelde, bilhassa Ticaret Yasasının 66. maddesi hükmünce tutulması mecburi defterlerin hepsinin tutulmuş olup olmadıkları gösterilir” hükmü yer almaktadır. Defterlerin tutulmuş olup olmamasına yukarıdaki maddelerde de açıklandığı üzere defterlerin açılış tasdiklerinin yapılmış olması gereğinin yanında kapanış tasdikinin de yapılmış olması gereği bulunmaktadır. Defterlerin kapanış tasdiki yapılmamışsa tetkik mercii tacirin konkordato talebini reddedebilmektedir.

5.3. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Açısından

                Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222 maddesi ticari defterlerin Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması ile ilgili hükümler içermektedir.

Buna göre;

Madde 222 - Ticari Defterlerin İbrazı ve De

- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

-  Yukarıda  belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

- Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.

- Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.

5.4. Vergi Usul Kanunu Açısından

5.4.1. Usulsüzlük Cezası

Tasdiki mecburi olan defterlerin süresi içinde tasdik ettirilmemesi sonucunda doğacak cezalar Vergi Usul Yasasının 352. maddesinde gösterilmiştir.

Bu hükümlere göre;

a.   Yasal sürenin sonundan başlayarak bir ay geçtikten sonra tasdik ettirilen defterler hiç tasdik ettirilmemiş kabul edilmekte ve birinci derecede usulsüzlük cezası kesilmektedir.

·   Öteden beri işe devam etmekte olanların, defterlerin kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda tasdik mecburiyetleri olduğuna göre, bu mecburiyetleri için son gün, Aralık ayının son mesai günüdür. Yasanın bu maddesindeki açıklamalara göre Ocak ayı geçtikten sonra yaptırılacak herhangi bir tasdik halinde, defterler hiç tasdik ettirilmemiş kabul edilecek ve birinci derecede usulsüzlük cezası kesilecektir.

Ancak yasal defterlerini ertesi yılda kullanmak isteyenler, yani ara tasdik yaptırmak isteyenler için tasdik mecburiyetlerinin son günü Ocak ayının son mesai günüdür. Bu durumda Şubat ayı geçtikten sonra yapılacak herhangi bir tasdik halinde, defterler hiç tasdik ettirilmemiş kabul edilecek ve birinci derecede usulsüzlük cezası kesilecektir.

Ayrıca;

Hesap dönemleri Maliye Bakanlığı’nca tespit edilen özel hesap dönemine tabi bulunan mükellefler için, defterlerin kullanılacağı hesap döneminden önce gelen son ayda tasdik mecburiyetleri olduğuna göre bu mecburiyet için son gün yeni hesap döneminin başlangıcından önceki ilk mesai günüdür. (Örneğin; özel hesap dönemi 1 Temmuzda başlayan bir mükellef için defterlerini tasdik mecburiyetinde olduğu son gün 30 Hazirandır.) Yasanın bu maddesindeki açıklamalara göre yeni dönemin ilk ayı geçtikten sonra yaptırılacak herhangi bir tasdik halinde defterler hiç tasdik ettirilmemiş kabul edilecek ve birinci derecede usulsüzlük cezası kesilecektir.

Ancak;

Hesap dönemi Maliye Bakanlığı’nca tespit edilen özel hesap dönemine tabi bulunan bir mükellef yasal defterlerini ertesi yılda da kullanmak istiyorsa, yani ara tasdiki yaptırmak istiyorsa bunun için tasdik mecburiyetinin son günü yeni dönemin ilk ayının son mesai günüdür. Bu durumda yeni dönemin ikinci ayı geçtikten sonra yapılacak herhangi bir tasdik halinde defterler hiç tasdik ettirilmemiş kabul edilecek ve birinci derecede usulsüzlük cezası kesilecektir.

Bunların yanında, burada dikkat edilecek yasal süreleri de belirtmek istiyoruz.

·   Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler, işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce, vergi mükellefiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün içinde defterlerini tasdik ettirmek mecburiyetindedirler. Daha açık bir şekilde açıklamak gerekirse, yasal sürenin son günü yukarıda sözü edilen noktaların başlamasından sonraki sonuncu gündür. Bu son günden itibaren bir ay geçtikten sonra yaptırılacak herhangi bir tasdik halinde, defterler hiç tasdik ettirilmemiş kabul edilecek ve birinci derecede usulsüzlük cezası kesilecektir.

·   Tasdike tabi defterlerin dolması, dolayısı ile yıl içinde yeni bir defter kullanmaya mecbur olanlar yeni deftere kayıt edilecek ilk muamelelerin meydana gelişinden önceki son mesai günü tasdik için yasal sürenin son günüdür. Bu durumda bu son günden itibaren bir ay geçtikten sonra yaptırılacak herhangi bir tasdik halinde defterler hiç tasdik ettirilmemiş kabul edilecek ve birinci derecede usulsüzlük cezası kesilecektir.

Tavsiyemiz;

Tasdike tabi defterlerin dolması dolayısı ile yıl içinde yeni bir defter kullanmaya mecbur kalınması durumunda cezaî yaptırımlarla karşı karşıya kalmamak için kullanılacak defterlerin biraz kalın alınması mümkün olacağı gibi, yıl içinde kullanım devam ederken defterin biteceği dikkate alınarak gözlemde bulunulup defter bitmeden çok önce yeni defter alınıp tasdik ettirilmelidir.

b.   Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin, yasal sürenin sonundan başlayarak bir ay içinde yaptırılmamış olması halinde ikinci derecede usulsüzlük cezası kesilmektedir.

·   Öteden beri işe devam etmekte olanların defterlerin kullanılacağı yıldan önce gelen son ayda tasdik mecburiyetleri olduğuna göre bu mecburiyetleri için son gün Aralık ayının son mesai günüdür. Yasanın bu maddesindeki açıklamalara göre yasal sürenin sonundan başlayarak bir ay içinde yani Ocak ayı içinde yaptırılacak herhangi bir tasdik halinde, ikinci derecede usulsüzlük cezası kesilmektedir.

Ancak;

Yasal defterlerini ertesi yıl da kullanmak isteyenler, yani ara tasdik yaptırmak isteyenler için tasdik mecburiyetinin son günü Ocak ayının son mesai günüdür. Bu durumda Şubat ayı içinde yaptırılacak herhangi bir tasdik halinde, ikinci derecede usulsüzlük cezası kesilmektedir.

Ayrıca;

Hesap dönemleri Maliye Bakanlığı’nca tespit edilen özel hesap dönemine tabi bulunan mükellefler için defterlerin kullanılacağı dönemden önce gelen son ayda tasdik mecburiyetleri olduğuna göre, bu mecburiyet için son gün yeni hesap döneminin başlangıcından önceki ilk mesai günüdür. (Örneğin; özel hesap dönemi 1 Temmuzda başlayan bir mükellef için defterlerini tasdik mecburiyetinde olduğu son gün 30 Hazirandır.) Yasanın bu maddesindeki açıklamalara göre yeni dönemin ilk ayı içinde yaptırılacak herhangi bir tasdik halinde ikinci derecede usulsüzlük cezası kesilmektedir.

Ancak;

Hesap dönemleri Maliye Bakanlığı’nca tespit edilen özel hesap dönemine tabi bulunan bir mükellef yasal defterlerini ertesi yılda da kullanmak istiyorsa, yani ara tasdiki yaptırmak istiyorsa bunun için tasdik mecburiyetinin son günü yeni dönemin ilk ayının son mesai günüdür. Bu durumda yeni dönemin ikinci ayı içinde yaptırılacak herhangi bir tasdik halinde ikinci derecede usulsüzlük cezası kesilmektedir.

Bunların yanında, burada dikkat edilecek sair noktalardaki yasal süreleri de belirtmek istiyoruz.

·   Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler, işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce, vergi mükellefiyeti kalkanlar, muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak on gün içinde defterlerini tasdik ettirmek mecburiyetindedirler. Daha açık bir ifade ile, yasal sürenin son günü yukarıda sözü edilen noktaların başlamasından sonraki sonuncu gündür. Bu son günden itibaren bir ay içinde yaptırılacak herhangi bir tasdik halinde ikinci derecede usulsüzlük cezası kesilir.

·   Tasdike tabi defterlerin dolması, dolayısı ile yıl içinde yeni bir defter kullanmaya mecbur olanlar yeni deftere kayıt edilecek ilk muamelenin meydana gelişinden önceki son mesai günü tasdik için gerekli yasal sürenin son günüdür. Bu durumda son günden itibaren bir ay içinde yaptırılacak herhangi bir tasdik halinde ikinci derecede usulsüzlük cezası kesilir.

 

Tavsiyemiz;

Yukarıda “a” bölümündeki tavsiyemiz burada da geçerlidir.

5.4.2. Re’sen Takdir

 

Vergi Usul Kanununun Re’sen Vergi Tarhı başlıklı 30. maddesinin 3 no’lu bendi, “Bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmı tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olursa veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmezse” hükmü ile, bu defter sahiplerinin Re’sen takdir ile karşı karşıya kalacaklarını belirtmektedir.

Bu hükümlere göre süresinde tasdik ettirilmeyerek hiç tasdik ettirilmemiş kabul edilen defter’ler Re’sen takdir konusu yapılacaktır.

5.4.3. Yargı Kararı

Danıştay 7. Dairesinin Esas No 2000/7548 Karar No 2002/734 Sayılı Kararı “Defterlerin Vergi Usul Yasasındaki sürelerden sonra tasdik ettirilmesinin ceza uygulaması yönünden, tasdik ettirilmemiş sayılma sonucunu yaratacağı; diğer işlemleri yönünden bu tarihten sonrası için tasdik işleminin geçerli olacağı” yönündedir (Veysi SEVİĞ’in 8 Kasım 2002 tarihli Dünya Gazetesindeki “Bize Göre” köşesinde yayınlanan makalesi)

Konuya Danıştay’ın vermiş olduğu bu karar doğrultusunda baktığımızda, Defterlerin Vergi Usul Yasasında gösterilen sürelerden sonra tasdik ettirilmiş olması halinde, bu defterlere yapılan kayıtların doğruluğu aksi ispat olununcaya kadar geçerliliğini koruyacaktır.

                                                              --·--

Takdir komisyonunca defter ve belgeleri süresinde tasdik ettirmeyen mükellefe matrah takdir edilebilmesi için ilgili dönem defter ve belgelerinin incelenmesi gerekmektedir.[3]

                                                               --·--

Kanuni defterlerin süresinden sonra tasdik edilmesi usulsüzlüğün fiillerini gerektirir. Matrah takdiri için kazancı olup olmadığının tespiti gerekir.[4]

                                                                --·--

Kanunen tutulması zorunlu olan defterlerin geç tasdik ettirilmesi re'sen takdiri gerektirir. Ancak takdir komisyonu kararının herhangi bir araştırma ve saptamaya dayanmaması halinde yapılan tarhiyat kaldırılır.[5]

                                                                    --·--

Tasfiyeye girmesi nedeniyle tasfiye dönemi için ara tasdiki gerektiği, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen şirket adına re'sen takdire gidilmesi yerindedir. Ancak takdir edilen matrahın dayanağının olması gerekmektedir.[6]

 



[1]64. Maddede sözü edilen “Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun Yetkisi” başlıklı 88. Maddesi şu şekildedir: Madde 88- (1) 64 ilâ 88’inci madde hükümlerine tabi gerçek ve tüzel kişiler gerek ticari defterlerini tutarken, gerek münferit ve konsolide finansal tablolarını düzenlerken, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından yayımlanan, Türkiye Muhasebe Standartlarına, kavramsal çerçevede yer alan muhasebe ilkelerine ve bunların ayrılmaz parçası olan yorumlara aynen uymak ve bunları uygulamak zorundadırlar. 514 ilâ 528’inci maddeler ile Kanunun ilgili diğer hükümleri saklıdır.

(2) Bu düzenlemeler, uygulamada birliği sağlamak ve finansal tablolara milletlerarası pazarlarda geçerlilik kazandırmak amacıyla, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına tam uyumlu olacak şekilde, yalnız Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından belirlenir ve yayımlanır.

(3) Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunca, değişik ölçütteki işletmeler ve sektörler için, Uluslararası Finansal Raporlama Standartları tarafından farklı düzenlemelere izin verildiği hâllerde özel ve istisnai standartlar konulabilir; bunları uygulayanlar, söz konusu durumu finansal tablo dipnotlarında açıklarlar.

(4) Kanunlarla, belirli alanları düzenlemek ve denetlemek üzere kurulmuş bulunan kurum ve kurullar, Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olmak ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun onayını almak şartıyla, kendi alanları için geçerli olacak standartlar ile ilgili olarak ayrıntıya ilişkin, sınırlı düzenlemeleri yapabilirler.

(5) Türkiye Muhasebe Standartlarında hüküm bulunmayan hâllerde, ilgili oldukları alan dikkate alınarak, dördüncü fıkrada belirtilen ayrıntıya ilişkin düzenleme, ilgili düzenlemede de hüküm bulunmadığı takdirde milletlerarası uygulamada genel kabul gören muhasebe ilkeleri uygulanır.

[2]     Şükrü Kızılot, Danıştay Kararları, Cilt 6, s: 955, Yaklaşım Yayınları, Ankara

[3]     Danıştay 4. D., 22.12.1995, E: 1994/5956, K: 1995/5772; Şükrü Kızılot, Danıştay Kararları, Cilt 4, s: 827, Yaklaşım Yayınları, Ankara

[4]     Danıştay 4. D., 07.03.1996, E: 1995/1025, K: 1996/843; Şükrü Kızılot, Danıştay Kararları, Cilt 4, s: 1148, Yaklaşım Yayınları, Ankara

[5]     Danıştay 4. D., 11.11.1996, E: 1996/948,  K: 1996/4028; Şükrü Kızılot, Danıştay Kararları, Cilt 4, s: 837, Yaklaşım Yayınları, Ankara

[6]     Danıştay 4. D. 13.11.1996, E: 1995/5056, K: 1996/4129; Şükrü Kızılot, Danıştay Kararları, Cilt 4, s: 955, Yaklaşım Yayınları, Ankara

Yeni konulardan haberdar olmak için,
e-posta adresinizi giriniz.
İsim Soyisim :
E-Posta :
Sitemiz ücretsizdir, fakat içerik bilgilerinin kullanılması dahilinde kaynak belirtilmesi rica olunur.
Copyright © 2012 isvebilgi.com | iş dünyasının bilgi ambarı